Tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel sürdürülebilirlik gündeminin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Artan üretim hacimleri, kısalan ürün yaşam döngüleri ve ikinci el ticareti, tekstil atıklarının yönetimini stratejik bir öncelik hâline getiriyor. Yeniden kullanım, geri dönüşüm teknolojileri ve döngüsel ekonomi modelleri, sektörün çevresel sorumluluğu kadar rekabet gücü açısından da belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.
Katı atık yönetimi ve geri dönüşüm alanında dünyanın köklü ve referans gösterilen kurumu ISWA (International Solid Waste Association) başta olmak üzere ulusal ve uluslararası paydaşların katkılarıyla düzenlenen Geri Dönüşüm ve Atık Minimizasyonu konferansı 2025 Mayıs ayında IFAT Eurasia bünyesinde gerçekleştirilmiş ve dijitalleşmenin yanı sıra küresel tekstil geri dönüşümü başlığı tüm detayları ile ele alındı. Hızla değişen politika ve yasal çerçevelerin sektör üzerindeki etkileri ile ikinci el tekstil pazarının küresel döngüsel ekonomi içindeki rolü uluslararası uzmanlar tarafından değerlendirildiği konferansta uluslararası ticaret dinamikleri, sürdürülebilir iş modelleri ve ileri geri dönüşüm teknolojileri kapsamlı biçimde tartışıldı.
Konferanstan günümüze kadar geçen süre gösteriyor ki; regülasyon ve uygulamalardaki gelişmeler hızla şekilleniyor. Fransa düşük kaliteli kullanılmış tekstillerin ihracatını sınırlandırırken, Hollanda ülke içi geri dönüşüm altyapısına yatırım yapmayı hedefliyor. Belçika yeniden kullanılamayan tekstillerin ihracatını azaltmaya yönelik AB girişimlerinde aktif rol alırken, Almanya yerel geri dönüşüm ve yeniden kullanım sistemlerini güçlendiriyor. İkinci el tekstil ticareti hızla büyüse de; bu ürünlerin önemli bir bölümünün varış ülkelerinde atığa dönüştüğü gözleniyor.
Avrasya'nın Lider Çevre Teknolojileri Fuarı IFAT Eurasia'nın organizatörü EKO MMI Fuarlar Direktörü Namık Sarıgöl, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Tekstil sektörü, çevre ve döngüsel ekonomi açısından yapısal bir dönüşüm içinde. Ülkemiz açısından büyük önem taşıyan sektör, bir taraftan küresel ekonomik daralma bir diğer taraftan da ihracat rekabet gücünün azalması sebebi ile zaten sıkıntılı bir dönemden geçmekte. 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 süreci ve yaratacağı sinerjiden yararlanarak sektörün çevresel etkilerini minimize edecek uygulanabilir çözümlere odaklanması gerekiyor."