Menü Son Havadis
Tarih: 07.03.2026 14:50
Nazan Moroğlu’ndan 8 Mart Açıklaması

Nazan Moroğlu’ndan 8 Mart Açıklaması

Facebook Twitter Linked-in

 

Nazan Moroğlu: "Kadına yönelik şiddet insan hakları ihlalidir. Dijital şiddet de, cinsiyete dayalı eşitsizliğin yol açtığı ve çözüm bekleyen bir sorundur"

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve Türkiye'nin ilk kadın hukuku uzmanı Av. Nazan Moroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların zorla evlendirildiğini, çalışabilmesi halinde de erkeklerle eşit işe eşit ücret alamadığını, kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin durdurulamadığını vurgularken; yapay zeka teknolojilerinin toplumsal cinsiyet kalıplarını derinleştirdiğine dikkat çekti.

Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin açıklamasında, yapay zeka teknolojilerinin ataerkil toplumsal cinsiyet kalıplarını kökleştirdiğini, kontrolsüz bırakılırsa uzun yıllar yasalardan kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, eşit hakların yaşama geçirilmesi için verilen mücadelenin bu defa yapay zeka açısından yapılmak zorunda kalınacağını ifade etti.

Moroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Cinsiyete dayalı eşitsizliğin yol açtığı ve çözüm bekleyen bir sorun da kadınlara ve kız çocuklarına yönelik dijital şiddettir. Kadınlara yönelik dijital şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması amacıyla düzenlenen Avrupa Konseyi GREVIO 1 No'lu "Kadınlara Yönelik Şiddetin Dijital Boyutu" Genel Tavsiyesi  20 Ekim 2021  tarihinde yayınlanmıştır.

Yapay zeka, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açar mı?

Aslında, algoritmalar eşitlikçi bakış açısıyla yazılırsa, veriler cinsiyete dayalı ayrımcılık içermeden yüklenirse, yapay zeka da eşitsizlikleri algılayarak toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ilerlemeyi sağlayabilir.

Ancak, kontrolsüz bırakılırsa; yapay zeka teknolojileri ataerkil toplumsal cinsiyet kalıplarını kökleştirecektir. Uzun yıllar yasalardan kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, eşit hakların yaşama geçirilmesi için yaptığımız mücadeleyi, bu defa yapay zeka açısından yapmak zorunda kalacağız.

"Kadın erkek eşitliği bir insan hakları konusudur"

Mart ayında her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart gününden itibaren dünyada ve ülkemizde "kadın hakları, kadın sorunları" konuşulacak, çözüm önerileri paylaşılacak, kazanımlara sahip çıkılacak, geri adım girişimlerinden kaygılar da dile getirilecek. 

Tarih boyunca kadın ile erkek arasındaki biyolojik farklılık giderek toplumsal farklılığa dönüştürülüp  cinsiyetler arası eşitsizliğin meşru gerekçesi  yapılmıştır. Erkeğin kadına nazaran güçlü ve üstün olduğu düşüncesi yaşamın her alanında egemen olmuş ve yasaların düzenlenmesinde de ataerkil zihniyetin etkisi görülmüştür.

Aslında bir  insan hakları  konusu olan  kadın erkek eşitliğinin, kamusal ve özel alanda tam anlamıyla sağlanması, hukukun, demokrasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel kriteridir. Bu nedenle kadının insan hakları,  hukuk ve etik açısından  önemle ele alınmalı, hukuki düzenlemelerde yer verilen eşit haklar da özenle uygulanmalıdır. Ancak,  insan haklarına saygılı olmak genel kabul gören bir etik ilke olmasına rağmen  yasalarda eşit haklar tanınmış olsa da  kadınlara karşı ayrımcılıklar sürmektedir.

Kadınlar, örneğin zorla evlendirilmek, çalışmasına izin verilmemek, çalışmasının karşılığında erkeklerle eşit ücret alamamak, şiddet görmek, namus adına öldürülmek gibi birçok  insan hakları ihlaline uğramaktadır. Uzun yıllar kadınların  "özel alan"  olarak nitelenen aile içi, ev içi sorunları görmezden gelinmiştir. Kadınlar  "kamusal alan" olarak nitelenen ev dışında çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılıkların kaldırılması için verdikleri mücadeleler görünür olmuş ve tarihte kayda geçmiştir.

8 Mart bize bir kez daha hatırlatıyor ki; gerçek demokrasi ve sürdürülebilir kalkınma için öncelikle kadın erkek eşitliğinin sağlanması gerekiyor."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —