Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlar, vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığı ile resmi veriler arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi.
TÜİK'e göre Ocak 2026'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 4,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,65 olarak gerçekleşti. Buna karşın Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) aynı döneme ilişkin enflasyonu aylık yüzde 6,32, yıllık ise yüzde 53,42 olarak açıkladı. İki veri arasındaki büyük fark, kamuoyunda "hangi enflasyon gerçek?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Bu verilerin, milyonlarca memur, memur emeklisi ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yansıtılacak enflasyon farkı netleştikten sonra açıklanması ise dikkat çekti. Zira düşük açıklanan resmi enflasyon oranları, maaş artışlarının da sınırlı kalmasına neden oluyor. Bu durum, özellikle sabit gelirli kesimlerin alım gücünü her geçen ay daha da eritiyor.
Temel gıda, kira, ulaşım ve enerji gibi zorunlu harcamalardaki artışlar vatandaşın cebini yakarken, açıklanan resmi veriler hayatın gerçekleriyle örtüşmüyor. Sonuç olarak, milyonlarca emekli ve çalışan, TÜİK'in açıkladığı rakamlar üzerinden yapılan maaş artışlarıyla giderek fakirleşiyor.
Kamuoyunun beklentisi; şeffaf, güvenilir ve halkın gerçek yaşam koşullarını yansıtan enflasyon verilerinin açıklanmasıdır. Aksi halde, istatistiklerle kâğıt üzerinde düşürülen enflasyon, mutfakta ve pazarda hissedilen yoksulluğu gizleyememektedir.

Mehmet Öztürk
Bağımsız Emekliler Sendikası
Genel Başkanı