"ABD'nin yeşil kağıttan imratorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"

"ABD'nin yeşil kağıttan imratorluğu Milli Ekonomi Modeli ile çöktü"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.

İran savaşına değinen BTP lideri, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.

İran savaşına değinen BTP lideri, saldırının ana nedeninin petrol ticaretinin dolar yerine yuanla yapma kararı olduğunu belirtti.

Hüseyin Baş şunları söyledi;

"İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran'da ben bunu gördüm. 

"İktidarın İran konusunda duruşu olumlu"

Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta.

"Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne"

Türkiye'de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Bunu ben ahlak dışı görüyorum. Yani çok net söyleyeyim. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Şimdi mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne. Bunun da önüne geçmek her birimizin boynunun borcu, hem vatandaş olarak hem devlet olarak. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru buluyorum. 

"Savaşın kazananı İran halkı..."

Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail'in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır.

"Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyayı uyandırdı"

Bugün İran'da yaşanan ne? İran'da yaşanan İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin'e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran'ın petrolünü almak ve Çin'e İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela'da neden Maduro'yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin'e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan'la tahsil ediyordu. Adam bu yüzden gece yatağından alındı. Bugün İran'da yaşanan da bu. 70'ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş'a kadar. Haydar Baş, 'Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz' deyince dünya uyandı.

"Trump'a şu soruyu soracak bir NATO üyesi ülke lideri arıyorum!"

ABD Başkanı Trump, 'NATO bize sahip çıkmadı' dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum,  NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump'a şunu söylesin. Trump, “NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO'nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış" diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? Vietnam'da savaşı sen çıkardın, Güney Kore'de savaşı sen çıkardın, İran'da savaşı sen çıkardın,  Irak'ta savaşı sen çıkardın ve bütün müttefiklerinle oraya gittin her seferinde. Sadece bu İran savaşında dünya uyandı da senin yanında yer almadı. Bunu söylemek gerekmiyor mu? Bu adama bu cevabı vermek gerekmiyor mu?
Sonra mesela Türkiye 30 yıldan beri terörle mücadele halinde.  Bir devletle savaşmıyoruz ama düzensiz bir yapılanmayla, terör oluşumuyla bir mücadele halindeyiz. Biz NATO üyesi değil miyiz? Biz NATO'ya 1954'ten beri üyeyiz. Mesela NATO'nun herhangi bir gücü veya Amerika hiç yanımızda oldu mu? Yanımızda olmayı bırak karşımızda olmadı mı? Bu nasıl NATO müttefikliği? Neyin müttefikliği? Şu anda Trump'ın hak ettiği cevap bu. 

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu çöktü"

Amerika güçlü olduğu için değil, ben Maduro'nun alındığı gün de aynı şeyi söyledim, güçsüz olduğu için feveran halinde. Trump, Amerikan tarihinin en güçsüz zamanlarına denk geldi. NATO kağıttan kaplan mıdır bilmem ama Amerika'nın kağıttan bir imparatorluk olduğu dünya tarafından çözüldü ve o kağıttan imparatorluk devletlerin kendi aralarında Milli Ekonomi Modeli gereğince milli paralarla ticaret yapmasıyla birlikte o kağıttan imparatorluk yani yeşil kağıttan dolardan olan imparatorluk çöktü. Şu andaki bütün feryatları bu. O yüzden bu savaşın kazananını, kaybedenini biz belki de 10 yıl sonra göreceğiz veya 20 yıl sonra göreceğiz. Ama şunu göreceğiz. Amerika çok net bir şekilde sürecin kaybedeni. İsrail de insanlığın yüz karası olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Bütün bu devran dönecek ve bu devran döndüğünde de insanlık Allah'ın izniyle inanıyorum ki rahat bir nefes alacak. Bize de Allah bu hizmeti yapmayı millet olarak nasip etsin.

"Bu sürecin ne terörle ne de Türkiye ile alakası var"

Apo'ya ne denir? Nedir onun sıfatı? Bebek katili. Kimin bebeğini katletti? O bölgenini, Kürt'ün bebeği. Hangi köye baskın yaptı? Güneydoğu'daki köylere baskın yaptı. Yani şunu demek istiyorum. Terör dediğiniz organizasyonla Güneydoğu hiçbir zaman bir araya gelmedi ki. Bugün zaten bu sürece bizim tepki koymamızın, başından beri tepkili olmamızın sebebi Güneydoğu'daki vatandaşla terörün sanki aynı çatı altında gösterilmesi. Ben terörsüz Türkiye sürecinin ne terörle ne Türkiye ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bence meselenin asıl mihenk taşı burası. Konunun ne terörle alakası var ne Türkiye ile. Sürecin adı terörsüz Türkiye ama bu başka bir şey için böyle yürüyen bir süreç. Adı böyle konulmuş bir süreç. O başka bir şeyin ne olduğunun cevabını ben verecek değilim. Sürecin sahipleri verir. Ben sürecin içinde değilim. Yöneticisi de değilim, uygulayıcısı da değilim ama şunu biliyorum; bu ne terörle ne Türkiye ile alakalı bir süreç olarak ortaya çıkmamış bir süreç.

"2. Dünya Savaşı yargılamaları bile 10.5 ay sürmüştü"

İBB dosyasında şu anki yargılamada 400 civarı sanık var. Dosya yargılamalarının toplamının 12,5 yıl süreceği konuşuluyor. Sanıkların da hemen hemen tamamı tutuklu vaziyette. Buradan bir 70 yıl geriye gidelim. Bütün dünyanın savaştığı II. Dünya Savaşı'nın yargılamaları oldu. Meşhur Nürnberg mahkemeleri. 200'den fazla sanık vardı. Bunların içerisinde 35 kişi beraat etti. Sanıkların çoğu tutukluydu ama hepsi tutuklu değildi ve toplam 11,5 ay sürdü. Şimdi yıl 2026. Veriyi toplama, materyali toplama, delillere ulaşma, teknolojinin imkanları, yargılama imkanlarının gelişkinliği hesaba katıldığında bir dosya var ve 12,5 yıl öngörülüyor sürmesi. Bir de gidiyorsunuz bütün dünyanın içine girdiği bir savaştan bahsediliyor, 50 milyon insanın ölümüne sebep olmuş bir Nazi yargılamasına bakıyorsunuz. Nürnberg mahkemelerinde 10,5 ayda süreç tamamına erdiriliyor ve tamamı da sonuçta mahkum edilmiyor. İçlerinde tutuksuz yargılananlar var. Mesela hasta olduğu için yargılamaya hiç girmeyenler var. Bugün ifade veren Sayın Murat Çalık kanserle mücadele etmiş ve yüksek ihtimalle hastalığın nüks ettiği düşünülen bir sanık, hala tutukluluk hali devam ediyor. Yani burada ayarsız bir durum var."

HABER İLE ALAKALI VİDEO LİNKİ : 
https://sendgb.com/CQGtvdY16KF?utm_medium=PGWqy0x14ZTkNe2

Hüseyin Baş şunları söyledi;

"İran çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığı bir devlet. Onları birleştiren şey vatanperverlik. Bizi de birleştirecek unsur vatanımızı sevmek. Çünkü milliyetçiliğimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, dinimizi de vatan sahibi olmaya borçluyuz, sahip olduğumuz her şeyi vatan sahibi olmaya borçluyuz. İran'da ben bunu gördüm. 

"İktidarın İran konusunda duruşu olumlu"

Bu noktada hükümetin de bu son İran gelişmelerinde özellikle durduğu yeri de biraz aklı karışık olabilir hükümet yetkililerin ama genel itibariyle bir yanlış yola sapılmadığı kanaatindeyim. En azından Irak harekatında durduğumuz yerde durmadık. Bence çok çok önemli bir nokta. Libya'da durduğumuz yerde durmadık. Burada bir değişim var. Bu önemli bir nokta.

"Mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne"

Türkiye'de bir mezhepçilik hikayesi bu savaş üzerinden türetildi. Bunu ben ahlak dışı görüyorum. Yani çok net söyleyeyim. Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz. Öyle bir şey olmaz. Bir yandan da hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişileri büyük önderler, din önderleri olarak pazarladılar. İthal edilmiş bazı emperyalist düşünceler mezhepler arasında kavga çıkarmıştır. Şimdi mezhep kavgası İslam dünyasının içerisindeki en büyük fitne. Bunun da önüne geçmek her birimizin boynunun borcu, hem vatandaş olarak hem devlet olarak. Bu noktada da ben şu anda hükümet yetkililerinin söylemlerini de doğru buluyorum. 

"Savaşın kazananı İran halkı..."

Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır. Amerikan emperyalizminin 3-5 füzeyle yıkılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. İsrail'in o övündüğü demir kubbelerin delik deşik olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bütün Orta Doğu coğrafyasına, 'Aslında çok da korkmamıza gerek yokmuş' dedirtmiştir. Dolayısıyla bu çark ediş bütün coğrafyaları saracak ve ben inanıyorum ki büyük bir değişime sebep olacaktır.

"Prof. Dr. Haydar Baş tüm dünyayı uyandırdı"

Bugün İran'da yaşanan ne? İran'da yaşanan İran petrolünü kendi (ABD) lehine elde etmek, Çin'e giden petrolü engellemek ve dolarla satışını tekrar tesis etmek. Bütün savaşın ana amacı bu. İran'ın petrolünü almak ve Çin'e İran'ın petrol ihraç etmesini kısıtlayıp o ihraç edilecek petrolü de dolarla satmasını sağlamak. Venezuela'da neden Maduro'yu gittiler yatağından aldılar? Çünkü Çin'e petrol satıyordu. Sattığı petrolün ödemesini de Amerikan dolarıyla değil, Yuan'la tahsil ediyordu. Adam bu yüzden gece yatağından alındı. Bugün İran'da yaşanan da bu. 70'ten beri petro-dolar sistemiyle dünya kavga ediyor. Bunun bir problem olduğu ortada. Bunun herkes farkında. Ama bunu nasıl çözeceğiz dediğiniz zaman dünyada bunu çözebilen hiç kimse olmamıştı Prof. Dr. Haydar Baş'a kadar. Haydar Baş, 'Bu dolar hakimiyetini ancak ve ancak devletlerin egemen para birimlerini ticarette kullandıklarında, milli paralarıyla ticaret yaptıklarında çözebilirsiniz' deyince dünya uyandı.

"Trump'a şu soruyu soracak bir NATO üyesi ülke lideri arıyorum!"

ABD Başkanı Trump, 'NATO bize sahip çıkmadı' dedi. Şimdi ben dünyada bir lider arıyorum,  NATO üyesi bir lider arıyorum. Trump'a şunu söylesin. Trump, “NATO bize sahip çıkmadı. Biz halbuki NATO'nun her zaman yanında olduk. Onların ne zaman ihtiyacı olsa onlara sahip çıktık ama NATO bugün bizim yanımızda olmadı. anladık ki NATO bir kağıttan kaplanmış" diyor. Şimdi ona şunu demek gerekmiyor mu; Dünyada NATO kurulduğundan beri herhangi bir coğrafyada Amerika'dan başka savaş çıkaran bir devlet oldu mu? Vietnam'da savaşı sen çıkardın, Güney Kore'de savaşı sen çıkardın, İran'da savaşı sen çıkardın,  Irak'ta savaşı sen çıkardın ve bütün müttefiklerinle oraya gittin her seferinde. Sadece bu İran savaşında dünya uyandı da senin yanında yer almadı. Bunu söylemek gerekmiyor mu? Bu adama bu cevabı vermek gerekmiyor mu?
Sonra mesela Türkiye 30 yıldan beri terörle mücadele halinde.  Bir devletle savaşmıyoruz ama düzensiz bir yapılanmayla, terör oluşumuyla bir mücadele halindeyiz. Biz NATO üyesi değil miyiz? Biz NATO'ya 1954'ten beri üyeyiz. Mesela NATO'nun herhangi bir gücü veya Amerika hiç yanımızda oldu mu? Yanımızda olmayı bırak karşımızda olmadı mı? Bu nasıl NATO müttefikliği? Neyin müttefikliği? Şu anda Trump'ın hak ettiği cevap bu. 

"ABD'nin yeşil kağıttan imparatorluğu çöktü"

Amerika güçlü olduğu için değil, ben Maduro'nun alındığı gün de aynı şeyi söyledim, güçsüz olduğu için feveran halinde. Trump, Amerikan tarihinin en güçsüz zamanlarına denk geldi. NATO kağıttan kaplan mıdır bilmem ama Amerika'nın kağıttan bir imparatorluk olduğu dünya tarafından çözüldü ve o kağıttan imparatorluk devletlerin kendi aralarında Milli Ekonomi Modeli gereğince milli paralarla ticaret yapmasıyla birlikte o kağıttan imparatorluk yani yeşil kağıttan dolardan olan imparatorluk çöktü. Şu andaki bütün feryatları bu. O yüzden bu savaşın kazananını, kaybedenini biz belki de 10 yıl sonra göreceğiz veya 20 yıl sonra göreceğiz. Ama şunu göreceğiz. Amerika çok net bir şekilde sürecin kaybedeni. İsrail de insanlığın yüz karası olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Bütün bu devran dönecek ve bu devran döndüğünde de insanlık Allah'ın izniyle inanıyorum ki rahat bir nefes alacak. Bize de Allah bu hizmeti yapmayı millet olarak nasip etsin.

"Bu sürecin ne terörle ne de Türkiye ile alakası var"

Apo'ya ne denir? Nedir onun sıfatı? Bebek katili. Kimin bebeğini katletti? O bölgenini, Kürt'ün bebeği. Hangi köye baskın yaptı? Güneydoğu'daki köylere baskın yaptı. Yani şunu demek istiyorum. Terör dediğiniz organizasyonla Güneydoğu hiçbir zaman bir araya gelmedi ki. Bugün zaten bu sürece bizim tepki koymamızın, başından beri tepkili olmamızın sebebi Güneydoğu'daki vatandaşla terörün sanki aynı çatı altında gösterilmesi. Ben terörsüz Türkiye sürecinin ne terörle ne Türkiye ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bence meselenin asıl mihenk taşı burası. Konunun ne terörle alakası var ne Türkiye ile. Sürecin adı terörsüz Türkiye ama bu başka bir şey için böyle yürüyen bir süreç. Adı böyle konulmuş bir süreç. O başka bir şeyin ne olduğunun cevabını ben verecek değilim. Sürecin sahipleri verir. Ben sürecin içinde değilim. Yöneticisi de değilim, uygulayıcısı da değilim ama şunu biliyorum; bu ne terörle ne Türkiye ile alakalı bir süreç olarak ortaya çıkmamış bir süreç.

"2. Dünya Savaşı yargılamaları bile 10.5 ay sürmüştü"

İBB dosyasında şu anki yargılamada 400 civarı sanık var. Dosya yargılamalarının toplamının 12,5 yıl süreceği konuşuluyor. Sanıkların da hemen hemen tamamı tutuklu vaziyette. Buradan bir 70 yıl geriye gidelim. Bütün dünyanın savaştığı II. Dünya Savaşı'nın yargılamaları oldu. Meşhur Nürnberg mahkemeleri. 200'den fazla sanık vardı. Bunların içerisinde 35 kişi beraat etti. Sanıkların çoğu tutukluydu ama hepsi tutuklu değildi ve toplam 11,5 ay sürdü. Şimdi yıl 2026. Veriyi toplama, materyali toplama, delillere ulaşma, teknolojinin imkanları, yargılama imkanlarının gelişkinliği hesaba katıldığında bir dosya var ve 12,5 yıl öngörülüyor sürmesi. Bir de gidiyorsunuz bütün dünyanın içine girdiği bir savaştan bahsediliyor, 50 milyon insanın ölümüne sebep olmuş bir Nazi yargılamasına bakıyorsunuz. Nürnberg mahkemelerinde 10,5 ayda süreç tamamına erdiriliyor ve tamamı da sonuçta mahkum edilmiyor. İçlerinde tutuksuz yargılananlar var. Mesela hasta olduğu için yargılamaya hiç girmeyenler var. Bugün ifade veren Sayın Murat Çalık kanserle mücadele etmiş ve yüksek ihtimalle hastalığın nüks ettiği düşünülen bir sanık, hala tutukluluk hali devam ediyor. Yani burada ayarsız bir durum var."

HABER İLE ALAKALI VİDEO LİNKİ : 
https://sendgb.com/CQGtvdY16KF?utm_medium=PGWqy0x14ZTkNe2



POLİTİKA 28.03.2026 15:00:00 0

Şehitkamil Belediyespor'un Altyapı Takımları Türkiye Şampiyonası'na Uğurlandı

Gaziantep Şehitkamil Belediyespor'un U14 ve U16 futbol takımları, Türkiye Şampiyonası kademe maçları için Elazığ ve Diyarbakır'a hareket etti. Teknik Direktör Taner Özaykut, takımların başarısından duyduğu gururu dile getirdi.

Şehitkamil'de Ücretsiz Düğün Salonu Sayısı Artacak

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Uğruca Mahallesi'ni ziyaret ederek ilçe genelinde ücretsiz düğün salonu hizmetini yaygınlaştıracaklarını açıkladı.

Şanlıurfa'da Bağımlılıkla Mücadelede 100 Kişilik Başarı

Liman Ayık Yaşam Derneği'nin Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi desteğiyle yürüttüğü çalışmalar sonucunda 100 genç uyuşturucu bağımlılığından kurtarıldı. Son mezuniyet töreninde 8 kişi daha sağlıklı yaşama adım attı.

EMEKLİ SAYISI REKOR KIRIYOR

EMEKLİ SAYISI REKOR KIRIYOR

Gemlik'te Altyapı Yenileniyor, Taşkın Riskine Karşı Önlem Alınıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ ekipleri, Gemlik'in sahil mahallelerinde kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarını yenileyerek altyapıyı güçlendiriyor ve taşkın riskini azaltıyor.

Bursa Uluslararası Spor Festivali'nin İkincisi Coşkuyla Devam Ediyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 2. Bursa Uluslararası Spor Festivali, 18 farklı branşta etkinliklerle 19 Mayıs'a kadar sürecek. Festival, floor curling ve voleybol müsabakalarıyla başladı.

Bursa'da Arıcılık Sektörüne Büyükşehir Desteği

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma kapsamında düzenlediği panelde arıcıları bilgilendirdi ve 750 adet arı kovanı dağıttı.

Bursa'da 'İnsan ve Felsefe' Temalı Söyleşi Yoğun İlgi Gördü

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 'Kültür Fabrikası' etkinlikleri kapsamında düzenlediği felsefe söyleşisi, Tayyare Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Prof. Dr. Nami Başer'in konuşmacı olduğu etkinlikte, insanın temel sorunları felsefi

Şanlıurfa'da Balıklıgöl Bölgesinde Altyapı Güçlendirme Çalışmaları Başladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, sağanak yağışların olumsuz etkilerini azaltmak için kent genelinde yağmur suyu ızgaralarını yeniliyor. Çalışmalar öncelikle Balıklıgöl kavşağında yoğunlaşıyor.

Bursa, Akıllı Topluluk Forumu'nun Smart21 listesinde yerini korudu

Bursa, ICF tarafından 2026 yılı için de dünyanın en başarılı 21 akıllı şehri arasında gösterildi. Kent, üst üste ikinci kez bu prestijli listeye girmeyi başardı.

Bursa'da Dünya Tiyatro Günü Çelenk Sunumu ve Bildirilerle Kutlandı

27 Mart Dünya Tiyatro Günü, Bursa'da Heykel'de düzenlenen törenle kutlandı. Sanatçılar Atatürk Anıtı'na çelenk sundu, uluslararası ve ulusal bildiriler okundu.

Nevşehir Belediye Başkanı, Sanayi Esnafıyla Kahvaltıda Buluştu

Gönül Buluşmaları programı kapsamında Yeni Sanayi Meydanı esnafıyla bir araya gelen Belediye Başkanı Rasim Arı, talep ve önerileri dinleyerek yeni projeler hakkında bilgi verdi.

Nevşehir Belediyesi, PMYO ve BESYO Adayları İçin Ücretsiz Parkur Kursu Düzenliyor

Nevşehir Belediyesi, Polis Meslek Yüksek Okulu ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu sınavlarına hazırlanan gençlere yönelik ücretsiz fiziki yeterlilik kursu başlatıyor. Kurs, uzman antrenörler eşliğinde 20 Nisan 2026'da başlayaca

Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Üstündağ, KKTC'deki Üniversite Programına Katıldı

Furkan Üstündağ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlenen ve ARUCAD'ın eğitim olanaklarının tanıtıldığı programa iştirak etti.

Nevşehir Belediyesi, 7-10 Yaş Grubuna Yönelik Ödev Takip Atölyesi Düzenliyor

Nevşehir Belediyesi, ilkokul çağındaki çocukların okul başarısını artırmak ve öğrenme alışkanlıklarını güçlendirmek amacıyla Ödev Takip ve Geliştirme Atölyesi başlatıyor. Atölye, kontenjanla sınırlı olup Çocuk Aktivite Merkezi'nde

Nevşehir'de Çocuklar İçin Temel Satranç Kursu Kayıtları Başladı

Nevşehir Belediyesi'nin Gönüllü Eğitim Merkezi, 6-11 yaş aralığındaki çocuklara yönelik satranç kursu düzenliyor. Kayıtlar 28 Mart'ta başlarken, eğitimler 4 Nisan'da başlayacak.

Nevşehir'de Paşa Konağı Halk Kütüphanesi Sınav Dönemi İçin Hazır

YKS ve KPSS gibi sınavlara hazırlanan öğrenciler için Paşa Konağı Halk Kütüphanesi'nin çalışma saatleri genişletildi ve ücretsiz hizmetler sunulacak.

Kemer'de Kuzdere Mahallesi yollarında asfalt yama çalışmaları devam ediyor

Kemer Belediyesi ekipleri, Kuzdere Mahallesi'nde tahrip olan yolların bakım ve onarımını sürdürüyor. Çalışmalar, mahalle sorumlusunun yerinde yaptığı incelemelerle planlı şekilde ilerliyor.

Çiğli Arıtma Tesisi Çevre İzin Belgesi aldı

Çiğli Arıtma Tesisi Çevre İzin Belgesi aldı

Yargıtay Başkanı Kerkez ve Heyeti Şuhut'ta

Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve yargı mensuplarından oluşan heyet, Şuhut ilçesinde Atatürk Evi'ni ziyaret etti ve coğrafi işaretli keşkek ile ağırlandı.

Afyonkarahisar Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısını Gerçekleştirecek

Afyonkarahisar Belediye Meclisi, 2 Nisan 2026 Perşembe günü toplanacak. Gündemde, kardeş şehir protokolleri, bayram etkinlikleri, imar plan değişiklikleri ve çeşitli komisyon seçimleri yer alıyor.