Prof. Dr. Ata Atun
Avrupa Birliği, son yıllarda belki de tarihinin en kırılgan güvenlik döneminden geçiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte savunma harcamaları artıyor, NATO–AB entegrasyonu hayati bir mesele hâline geliyor ve kıtanın doğu sınırlarından Akdeniz’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada istikrar arayışı sürüyor. Tam da böyle bir dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi dönem başkanlığına hazırlanırken izlediği çizgi, Brüksel koridorlarında ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.
Sorunun özü basit ama etkisi derin: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye ile güvenlik iş birliğini siyasi bir pazarlık konusu hâline getirmeye çalışıyor. Kendi ulusal sorunlarını AB’nin kurumsal gündemine taşıyarak, Ankara’nın Avrupa savunma mimarisindeki rolünü sınırlamayı hedefliyor. Ancak Brüksel’de hâkim görüş, bu yaklaşımın Avrupa’nın ortak güvenlik çıkarlarıyla çeliştiği yönünde.
Bugün artık herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Türkiye, NATO’nun ikinci en büyük ordusuna sahip, güçlü savunma sanayisi bulunan ve Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir bölgede kilit rol oynayan bir aktör. Böyle bir ülkeyi Avrupa’nın savunma planlarının dışında bırakmak, sadece Ankara’ya değil, doğrudan Avrupa’nın kendisine zarar veriyor. Nitekim NATO ve AB diplomatlarının kulislerde sıkça dile getirdiği “Bu dönemde dışlayıcılığa değil, kapsayıcılığa ihtiyacımız var” sözü, bu rahatsızlığın özeti niteliğinde.
Gerginliğin merkezinde, AB’nin yaklaşık 150 milyar avroluk savunma hamlesi olarak görülen SAFE programı ve AB–NATO entegrasyonunun geleceği bulunuyor. Brüksel’deki birçok yetkiliye göre, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Yunanistan’la birlikte bu süreçleri tıkama ihtimali, Avrupa savunma kapasitesini zayıflatacak ciddi bir risk. Zira Rusya tehdidinin bu kadar somut olduğu bir dönemde, AB ile NATO arasında pürüzsüz bir koordinasyon artık bir tercih değil, zorunluluk.
Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in “aşamalı yaklaşım” olarak sunduğu öneriler ise Brüksel’de ikna edici bulunmuyor. Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın NATO entegrasyonunun ön adımı olarak görülen “Barış için Ortaklık” programına onay vermesi karşılığında, AB–Türkiye iş birliğine yönelik engellerin kaldırılabileceği mesajı, Avrupalı yetkililer tarafından açık bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, AB’nin ortak güvenlik anlayışından çok, ikili ihtilafların kurumsal zemine taşınması olarak görülüyor.
Sorun sadece diplomatik bir gerilim de değil. Avrupa savunma mimarisinin geleceği söz konusu. Brüksel’de konuşulan senaryolara göre, Türkiye’nin dışlandığı bir savunma yapısı, AB’yi Rusya karşısında daha kırılgan hâle getirebilir. Nitekim bazı Avrupalı hükümet yetkilileri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin dönem başkanlığını bir “katalizör” yerine potansiyel bir “engel”e dönüştürmesinden endişe ediyor.
Bu noktada asıl soru şu: Avrupa, güvenliğini ulusal reflekslere ve eski husumetlere mi emanet edecek, yoksa stratejik akılla mı hareket edecek? Brüksel’de giderek daha yüksek sesle dile getirilen “Türkiyesiz güvenlik olmaz” vurgusu, bu soruya verilen net bir cevap gibi duruyor. Türkiye’nin Avrupa savunma projelerinin dışında tutulması, sadece Ankara’yla ilişkileri germekle kalmaz; aynı zamanda AB–NATO dengesini de zedeler.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB Konseyi dönem başkanlığı, teoride ülkenin uluslararası görünürlüğünü artıracak bir fırsat. Ancak pratikte, bu fırsatın Avrupa’yı yeni bir çıkmaza sürükleme riski taşıdığı açıkça görülüyor. Kendi ulusal tezlerini Brüksel’in ortak aklının önüne koyan bir yaklaşım, ne Kıbrıs sorununa çözüm getirir ne de Avrupa’nın güvenliğini güçlendirir.
Sonuç olarak, Avrupa’nın bugün ihtiyacı olan şey daha fazla veto, daha fazla blokaj değil; daha fazla iş birliği ve gerçekçilik. Jeopolitik gerçekler, Türkiye’nin dışlandığı bir güvenlik mimarisinin sürdürülebilir olmadığını defalarca gösterdi.
Brüksel’den yükselen fren sesi de tam olarak bunu söylüyor:
Güvenlik, siyasi hesaplara kurban edilemeyecek kadar hayati bir meseledir. Avrupa bunu ne kadar erken kabul ederse, o kadar az bedel öder.
Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Akademisyen,
KKTC Cumhuriyet Meclisi 1. Dönem Milletvekili
Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi'nde, 11-14 yaş grubundaki çocuklara yönelik 'Akran Zorbalığını Önleme: Empati Atölyesi' gerçekleştirildi. Atölyede, zorbalığın fiziksel, sözel, sosyal ve dijital boyut
Başkan Memduh Büyükkılıç, yıl içinde Kayseri'nin 16 ilçesine yaptığı ziyaretlerle hizmetleri yerinde inceledi ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi'nin düzenlediği etkinlikte, özel gereksinimli bireyler Van Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen bir oyunu izledi.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, İstanbul'da düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi ve yeni yol ağının önemini değerlendirdi.
Meteorolojik uyarılar sonrası Mersin'de etkili olan sağanak yağış ve Mezitli Deresi'ndeki taşkınlara karşı belediye ve MESKİ ekipleri sahada çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer vatandaşlara tedbirli olma çağrısı yaptı.
Yoğun yağışın neden olduğu su baskınlarına müdahale için Adana Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar sahada çalışıyor. Başkan Vekili Geçer, ekiplerin kesintisiz çalıştığını ve mağduriyetlerin giderilmesinin öncelik olduğunu açı
Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen şölene, 7 şehir ve 5 ülkeden âşıklar katılacak. Etkinlik, 31 Ocak Cumartesi günü Erciyes Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESKİ iş birliğiyle düzenlenen yarıyıl atölyesinde, çocuklara suyun yaşamdaki önemi ve su kaynaklarının korunması eğlenceli etkinliklerle anlatıldı.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile TAP Vakfı iş birliğinde düzenlenen Kadın Sağlığı Seminer Programı, ESMEK kursiyerlerinin katılımıyla sona erdi. Katılımcılara sertifikaları törenle verildi.
Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri ve gıda mühendisleri, restoran ve gıda işletmelerinde hijyen, ruhsat ve gıda güvenliği kontrollerini yoğunlaştırdı. Halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin düzenli şekilde devam edeceği b
Şehitkamil Belediyesi'nin düzenlediği ilk Kadınlar Matinesi'ne 2 binden fazla kadın katıldı. Etkinlikte Başkan Yılmaz, 200 kişiye umre ve 200 kişiye kaplıca müjdesi verdi.
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban'ın çocuklarla diyaloğunun ardından mahalleye gelen Fenerbahçe temsilcileri, çocuklara forma ve yağmurluk hediye etti. Başkan Balaban, sporun barış ve kardeşlik içinde yapılması gerektiğini
Yunusemre Belediyesi, ara tatilde 5 bin öğrenciye ücretsiz buz pateni imkanı sağladı. Öğrenciler, Manisa'da ilk kez kurulan pistte eğitim alarak sporla tanıştı.
Mersin'de etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle Toroslar Belediyesi ekipleri, ilçe genelinde taşkın ve su birikintilerine müdahale ederek ulaşım güvenliğini sağladı. Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, vatandaşları olası riskler
Altınordu Belediyesi Zabıta ekipleri, kent estetiğini bozan ve görüntü kirliliğine neden olan izinsiz afiş ve pankartları toplayarak imha etti. Belediye Başkanı Ulaş Tepe, kamusal alanların ortak kullanım alanı olduğunu vurguladı.
Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı'nda doluluk oranı %61 seviyesine ulaştı. Barajın mevcut su hacmi 33 milyon 191 bin metreküp olarak ölçüldü.
Arzu Çerkezoğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek'e nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette sendika çalışmaları ve güncel konular ele alındı.
Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü, Sanat Sokağı çevresinde kanalizasyon, içmesuyu ve yağmursuyu hatlarını yenileyecek. Çalışmalar 2 Şubat 2026'da başlayacak ve yaklaşık 4 ay sürecek.