“İnatçılık, zihinsel esnekliğin en önemli düşmanı”
‘İnsan, beyninin yüze 10'unu kullanıyor’ denildiğini dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Tarhan, “Hayır. İnsan beyninin her kapasitesini kullanabilir. Öyle yüzde 10 diye bir şey yok. İnsan beyninde müthiş bir kapasite var. Hepsini de kullanabilir, hiçbirini de kullanmayabilir.” dedi.
Zihinsel esnekliğin önemine dikkat çeken Tarhan, zihinsel esneklik geliştirme çabasına girmekten insanı alıkoyanın inatçılık olduğunu vurguladı. Esnek düşünce sahibi kişilerin Alzheimer olmadığına da dikkat çeken Tarhan, “İnatçılık, düşünce katılığı… Düşünce katılığı olan insanlar ön yargılarla hareket eder. Statükocu olurlar. Statükoculuk ve inatçılık kişinin zihinsel esnekliğinin en önemli düşmanıdır.” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zihinsel esneklik konusunu değerlendirdi.
Zihinsel esnekliği olmayanlar tekrara düşüyor…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zihinsel esneklikten kastedilenin yeni durumlara uyum sağlama becerisi olduğunu ifade ederek, “Aslında insanların zihinsel olarak yeni bilgileri kabul etme, öğrenmeye açık olma, esnek düşünebilme ve sorunlara farklı çözümler bulabilme kapasiteleri var. Bu çok hayati bir konu. Mesela hataları düzeltme yeteneği de zihinsel esnekliğe giriyor. Yeni öğrenme yöntemleri geliştirme de zihinsel esnekliğe giriyor. Zihinsel esnekliği olanlar evlendiği zaman, yeni bir şeyle tanıştığı zaman, yeni bir iş olduğu zaman başarılı oluyorlar. Zihinsel esnekliği olmayanlar ise aynı şeyleri tekrar ediyorlar.” dedi.
İnsanların öğrenme süreçlerinde deneme yanılma yöntemi üzerinde durulduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, bu modelde, hata yapan bir kişinin genellikle ikinci kez aynı hatayı yapmamayı öğrendiğini, ancak yaşam boyunca aynı hatayı bir kez bile tekrarlamamanın zor olduğunu, bu nedenle, her şeyi deneme yanılma yoluyla öğrenmeye insanın ömrünün yetmeyeceğini söyledi.
“Zihinsel esnekliği olmayan kişiler aynı hatayı birden fazla yapar…”
Bu noktada, akıllı insanların deneyimlerinden faydalandığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, zihinsel esnekliği olmayan kişilerin aynı hatayı birden fazla yaptıklarını, ancak, zihinsel esnekliği olan kişilerin bir problemle karşılaştıklarında, geçmiş tecrübelerini tarayarak, gelecekle ilgili tahminlerde bulunarak hızlı bir şekilde çözüm ürettiklerini anlattı.
“İnsan zihni bilgisayar yazılımına benzer şekilde işleyen karmaşık süreçlerden oluşuyor”
Zihinsel işlemlerin, insan zihninin bilgisayar yazılımına benzer şekilde işlediği karmaşık süreçler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bunların doğuştan gelen yetenekler, öğrenilenler ve geliştirilenler olarak üç ana kategoride incelenebileceğini kaydetti.
Doğuştan gelen yeteneklerin, insanın doğduğu anda sahip olduğu genetik ve doğal yetenekler olduğunu, bu yeteneklerin, zihinsel süreçlerin temelini oluşturur ve bilgisayarın sabit programına benzer bir işlev gördüğünü anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Öğrenilenler ise insanın yaşamı boyunca edindiği bilgi ve becerilerdir. Bu bilgiler aile, okul, deneyimler ve çevresel etkileşimler gibi faktörlerden gelir. Öğrenilenler, insanın zihinsel kapasitesini artırır ve geliştirmesine olanak tanır. Geliştirilenler ise öğrenilen bilgi ve becerilerin daha da ileri seviyeye taşınmasıdır.” dedi.
Hafızanın altı sadık bekçisi; 5N1K…
Zihinsel esneklik becerilerinin çocuk yaştan kazanıldığını, bunun için de açık bir zihin sahibi olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, iletişimcilerin kullandığı ve hafızanın altı sadık bekçisi diye bilinen 5N1K kuralına atıfta bulunarak, “Bu çok yönlü düşünme demek. Kim söyledi, ne söyledi, nerede söyledi, ne zaman söyledi, nasıl söyledi… Buna altı boyutlu düşünce deniyor. Bir bilgi geldiği zaman o altı tane networkü kullanıyor beyin. O bilgi beyne kalıcı bilgi olarak kaydoluyor. Böyle durumlarda kaydetmek yetmiyor. Daha sonra onu açıklamak gerekiyor, tartışmak gerekiyor, ilişkilendirmek gerekiyor. Akıllı insan olaylar arasında doğru bağlantılar kurmayı başarabilen insandır. İlişkilendirme becerisidir bu. Zihinsel becerilerden biridir. Olayı başka şeyle ilişkilendirdiğin zaman hiç kimsenin duymadığını, hiç kimsenin görmediğini görebiliyorsun ve yakalayabiliyorsun. Farklı bakış açısı getirme, farklı seçeneklerle düşünebilme yani çok yönlü düşünme yapıyorsun.” diye bilgi verdi.
İnsan, beynin tüm kapasitesini kullanabilir…
Bazıları ‘İnsan beyninin yüze 10'unu kullanıyor.” dediğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Hayır. İnsan, beyninin her zaman her kapasitesini kullanabilir. O şehir efsanesi. Öyle yüzde 10 diye bir şey yok. İnsan beyninde müthiş bir kapasite var. Hepsini de kullanabilir, hiçbirini de kullanmayabilir. Einstein bir gün eğlenen genç grubu görmüş. Hiç düşünmüyor sadece eğleniyor. Demiş ki ‘Bunlara koca beyne lüzum yok ki bir omurilik yeterli.’ Beyni kullanma meselesi bu. Bize beyin gibi bir cihaz verilmiş yaratılıştan. Müthiş bir özgür irade verilmiş. Diğer hiçbir canlıda olmayan anlam arayışı verilmiş. Sorgulama becerisi verilmiş. Geçmişi geleceğe sorgulama, varoluşu sorgulama… Bütün bunları yaparken yeni durumlara uyum sağlama becerisi var. Devamlı gelişme var. Yeni bilgileri kabul etme, öğrenmeye açık olma. Sorunlara çözüm bulabilme. Beynimizi geliştiren bir şey bu. Onun için sorundan kaçmak yerine o sorunu nasıl çözeceğim diye beynimizi zorlarsak esnek düşünce gelişiyor.” diye konuştu.
Eleştiriye açık olma, esnek düşünce geliştirmenin önemli bir parçası
Esnek düşünce geliştirmenin, zorluklarla başa çıkma ve yeni çözümler bulma becerisiyle yakından ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, zorluklardan kaçınan ve kolayı tercih eden kişiler ile itaat kültürlerinde büyüyen bireylerin, genellikle zihinsel becerilerini geliştiremediklerini ve yönetilen konumunda kaldıklarını, bu durumun, yeni fikirler geliştirmeyi ve keşif yapmayı engellediğini dile getirdi.
Eleştiriye açık olmanın, esnek düşünce geliştirmenin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Eleştiri, insanların hatalarını görmelerini ve düzeltmelerini sağlar. Eleştiriye kapalı olanlar, yeni durumlara uyum sağlamakta zorlanabilirler ve başarılarına rağmen gelişme fırsatlarını kaçırabilirler.” dedi.
“Esnek düşüncesi olan Alzheimer olmuyor…"
Zihinsel esneklik geliştirme çabasına girmekten insanı alıkoyanın inatçılık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:
“İnatçılık, düşünce katılığı… Düşünce katılığı olan insanlar ön yargılarla hareket eder. Alışkanlıklarla hareket eder. Sahip oldukları zihinsel konforlarla hareket ederler. Yeni durumlara karşı kendilerine kapatırlar. Statükocu olurlar. Statükoculuk ve inatçılık kişinin zihinsel esnekliğinin en önemli düşmanıdır.
Mücadeleci ruhta olanlar zihinsel esnekliğe daha açık oluyorlar. Ve beyinlerinin büyük kapasitesini kullanıyorlar. Devamlı kullanabiliyorlar, geliştiriyorlar. Yeni durumlar açık olmak, yeni şeyler öğrenmek demek de aslında beynimizi maksimum kullanmak demek. Yani beynimiz öyle bir organ ki 100 milyar üzerinde hücre var. Bu hücre arasında her hücrenin bir hücrede 5 bin 10 bin bağlantısı var. Beyin yeni hücre, büyüme faktörü üretiyor. Yeni deneyimler açık kişilerde beyin, yeni kök hücre üretiyor. O kök hücre beyinle göç ediyor ve başka yerlerde bağlantı kuruyor. Esnek düşüncesi olan kişiler Alzheimer falan olmuyor. Alzheimer geni varsa bile kullandıkları için beyni olmuyor. Beyin ya kullan ya kaybet kuralıyla çalışıyor. Kuyu gibi su çektikçe çalışıyor. Beyni çok kullanmak için zihinsel esnekliğe, öğrenmeye açık olmak gerekiyor. Zihinsel sorgulamaya açık olmak gerekiyor. Eleştiriye açık olmak önemli.”
Ümit duygusu beyni çalıştırıyor…
Beyni en çok çalıştıran şeylerin iyileşme beklentisi ve ümit duygusu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İyimser, iyileşme beklentisi olan, ümit duygusu yüksek kişiler ve yeni deneyimlere açık olan kişiler… Bunlar halk arasında şanslı olarak bilinir. Bununla ilgili bir test yapılıyor. Hep şanslı bilinen kişilerin ortak özellikleri nedir diye araştırıyorlar. Birincisi, ümit duygusu yüksek kişiler. İkincisi iyimser, olayları pozitif bakan kişiler. Üçüncü de zora talip olan yeni deneyimlere açık olan kişiler. Bu özellikleri dolayısıyla bu kişiler şanslı zannediliyorlar.” dedi.
Yeniliğe açık kişiler panik yapmıyor…
Farklı deneyimlere açık olma, yeni şeyler öğrenme, farklı bakış açıları kazanma ve ümit duygusunu korumanın zihinsel esnekliği artırdığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, zihinsel esnekliğin otomatik düşünceleri ve negatif önyargıları aşmayı sağladığını dile getirdi.
Prof. Dr. Tarhan, beynin en iyi öğrenme dalgası olan alfa dalgalarının artırılmasının da zihinsel esnekliği desteklediğini kaydederek, “Yeniliğe açık kişiler ve stres altında panik yapmazlar. Soğukkanlı olabilirler. Bu nedenle zihinsel esneklik kendini değiştirme gücüdür aynı zamanda. Durumlara uyum sağlama becerisidir.” dedi.
Statükocular öğrenemiyor…
İnsan en iyi nasıl öğrenir diye yapılan çalışmalara işaret eden Prof. Dr. Tarhan, şunları dile getirdi:
“Nörobilim 1995'li yıllardan sonra bir menzile girdi. Beyin daha çok keşfedildi. Beynin yeni hücre ürettiği öğrenildi. Duygular da öğrenmenin bir boyutuymuş anlaşıldı. 2000'li yıllarda Kahneman isimli bir psikolog ‘insan homo economicus değil, homo psikolojicustur’ dedi. Yani insan karar verirken sadece akılla karar vermiyor. Rasyonel aktör insanın psikolojisidir. Yatırım yaparken sevdiği alanlara yatırım yapıyor. Taktir övgü, güven duygusu insanı daha çok yatırıma alışverişe teşvik ediyor. Yatırım yaparken sadece kar zarar analizi değil, insanın psikolojik ihtiyaçlarını göz önüne almak gerekiyor. Bir paradigma dönüşümü yaşandı. Bu aslında zihinsel esnekliği kazandıran bir şey oldu.
İnsan maddesel, mekanik bir varlık değil, materyal bir varlık değil. İnsan psikolojik bir varlık. Statükocu olan insanlar öğrenemez. Hesaplayıp riske gireceksin. Riske girmeyen insan yeni şeyler öğrenemez hayatta. Onun için yeni deneyimlere açık olmak önemli.”
Beyin yaşlandıkça beceri kazanıyor…
İnsanlara beynini geliştirmek için önerilerde de bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Kişiler günlük yaşamında ihtiyaçlara göre değişiklikler yapmalı. Her gün aynı yoldan gitmemeli. Her gün aynı yerden alışveriş yapmamalı. Her gün aynı şeyi giymemeli. Alışkanlıklarını değiştirmek önemli. Beynin her tarafını çalıştırdığı için beyin yaşlanmıyor. Beynimiz, yaşlandıkça, yaş ilerledikçe gelişiyor. Küçülse de gelişiyor beyin. İlginç bir organ. Beynindeki beceri yaşlandıkça artıyor.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, selden etkilenen vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kaynak sağladı.
ISS’İN KÜRESEL BULUŞMASINA TÜRKİYE EV SAHİPLİĞİ YAPTI
Belediye yetkilileri, Şahinler Mahallesi'nde üreticilerle bir araya gelerek tarımsal destekleri anlattı ve mahalle sakinlerinin taleplerini dinledi.
Derince Yunus Emre Okulu öğrencileri, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde 17 Ağustos Deprem Anma ve Farkındalık Müzesi'ni ziyaret ederek deprem öncesi, sırası ve sonrasına ilişkin teorik ve uygulamalı eğitim aldı.
İzmit Belediyesi Makine İkmal ve Bakım Onarım Müdürlüğü, yedek parça deposu, lastik oteli ve mevcut ekipmanların dönüştürülmesi gibi uygulamalarla önemli tasarruf sağladı ve hizmet sürekliliğini güçlendirdi.
İzmit Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahibi ailelere gıda koli ve sıcak yemek desteği sağlıyor. Başvurular için son tarih 27 Şubat 2026 olarak belirlendi.
Dicle Kalkınma Ajansı'nın (DİKA) olağan yönetim kurulu toplantısı, Siirt Valisi Kemal Kızılkaya başkanlığında yapıldı. Toplantıda, 2,6 milyar TL'lik yatırım planları ve 2026 yılı hedefleri ele alındı.
Belediye yetkilileri, Kıbrıs Gazileri Mehmet Ali Yıldırım ve Hasan Akdeniz'i evlerinde ziyaret ederek minnetlerini iletti ve ailelere çalışmalar hakkında bilgi verdi.
İzmit Belediyesi, Berat Kandili dolayısıyla Fevziye Camii avlusunda vatandaşlara helva dağıttı. İkram, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından öğle namazının ardından gerçekleştirildi.
AFAD Van ekipleri, Hakkâri'de belediye itfaiyesi ve arama kurtarma personeline çığ riski ve operasyon teknikleri konusunda eğitim verdi.
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin kurduğu atölye, doğal kenevir kumaşları üretirken kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Ürünler hem yurt içinde hem de yurt dışında ilgi görüyor.
Engelsiz Ebeveyn Akademisi'nin on birinci haftasında, engelli bireylerin ailelerinin hak temelli mücadelede liderlik ve savunuculuk becerileri ile örgütlü hareketin önemi vurgulandı.
Ordu İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Perşembe Jandarma Komando Tabur Komutanlığı birlikleri, Mesudiye'de karlı ve engebeli arazide eğitim ve tatbikat gerçekleştirdi. Eğitimlerde, zorlu hava ve arazi koşullarında harekat kabiliyet
Avrupa Konseyi'nin iyi yönetişim kriterlerini karşılayan Odunpazarı Belediyesi, prestijli ELoGE markası kullanım hakkı kazandı.
İzmit Belediyesi'nin ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek dağıttığı Aşevi'nde tamamlanan yenileme çalışmaları ile üretim kapasitesi artırıldı. Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, tesiste incelemelerde bulundu.
BBP Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz ve Manavgat İlçe Başkanı Ali İhsan Kılınç, Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek'i ziyaret ederek belediye çalışmalarını görüştü.
İzmit Belediyesi, mübadele anısını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Balkan Dernekleri Yerleşkesi'nde anma programı düzenleyecek. Programda sohbetler, belgesel gösterimi ve Balkan ezgileri dinletisi yer alacak.
İzmit Belediyesi yetkilileri, Çayırova'daki Migros depo işçilerinin direniş alanını ziyaret ederek belediye aşevinde hazırlanan yemekleri işçilere ikram etti.
İzmit Belediyesi Engelsiz Ebeveyn Akademisi'nin son oturumunda, özel gereksinimli bireylerin eğitimden iş yaşamına geçiş sürecinde ailelere ve kurumlara düşen sorumluluklar konuşuldu.