Tartışmak insanı geliştirir, tek taraflılık körlükten kurtarır.

Tartışmak insanı geliştirir, tek taraflılık körlükten kurtarır.

Tartışmak insanı geliştirir, tek taraflılık körlükten kurtarır.

Bilgi, Aydın ve Toplum Üzerine İlber Ortaylı’nın Entelektüel Birikimi ve Beklenen Aydın Tutum Üzerine

Prof. Dr.İbrahim ORTAŞ

( iortas@cu.edu.tr )

Tartışmak insanı geliştirir, tek taraflılık körlükten kurtarır.

 

Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Asistan Yetiştirme Programı kapsamında düzenlenen cuma seminerleri sırasında tanışma fırsatı bulmuştum. Bu seminerlerin kendine özgü bir formatı vardı. Programlara zaman zaman diğer fakültelerden akademisyenler ve ilgili kişiler de katılırdı. Çoğunlukla konferanslara katılır, gelen saygın insanlarla tanışır, kısa süreliğine de olsa sohbet eder. Ben de İlber Ortaylı ile Çukurova Üniversitesi’nde düzenlenen bir seminer sonrasında tanıştım. Konferansın ardından üniversite içinde kısa bir gezi programı yapılmıştı. O dönemde Ziraat Fakültesi Gıda Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren gıda şubesinde çeşitli bilimsel çalışmalar sonucunda üretilen ürünlerin satışı ve ikramı yapılmaktaydı. Burada farklı peynir çeşitleri, portakal şarabı, tam buğday ekmeği ve çeşitli gıda ürünleri bulunuyordu. Program kapsamında bu gıda şubesinin de ziyaret edilmesi planlanmıştı. O gün hocanın üniversite gezisi ekseninde gıda şubesindeki ürünlerin ikramı da programdaydı. Gıda şubesi ziyaretinde bulundum ve orada da konferanstaki üniversite bilim insanı konusu sohbetini devam ettirdik. Konferans sırasında Ortaylı, “Taşrada üniversite olmaz” diyerek üniversitelerin ancak belirli kültürel ve entelektüel birikimin bulunduğu merkezlerde kurulması gerektiğini ifade ediyordu. Ona göre üniversite öğretim üyeleri çoğunlukla aristokrat kültürel çevrelerden yetişmiş kişiler arasından çıkmalıydı. Üniversitelerin kurulacağı şehirlerin gelişmiş olması, öğrencilerin sinema, tiyatro, opera, tarih ve diğer kültürel faaliyetlerle zenginleşebileceği bir ortam sunması gerektiğini vurguluyordu. Bu bağlamda Türkiye’de gerçek anlamda üniversite ortamının ancak birkaç büyük şehirde oluşabileceğini dile getirmişti. Diğer akademisyenler farklı şehirlerdeki üniversiteler hakkında sorular yönelttiklerinde ise, birçok kentin üniversite hayatını besleyecek kültürel çeşitlilik ve zenginliğe sahip olmadığını ifade eden değerlendirmelerde bulunmuştu.

Daha sonra kendisiyle yaptığımız sohbet sırasında, bilgi üretiminin yalnızca ekonomik olarak varlıklı kişilerle sınırlı olup olmadığını sormuştum. Eğer gerekli imkânlar sağlanırsa, yetenekli, çalışkan insanlarda üniversitelerde bilim insanı olarak bilgi üretebileceğini, Türkiye’deki akademik kadronun çoğunun kırsaldan gelen kişiler olduğunu belirtirim. Sayın Ortaylı ise bilgi üretecek kişinin entelektüel birikim sahibi ve geçim kaygısı taşımaması gerektiğini ifade etmişti. Ona göre akademik yaşam daha çok seçkin bir kesimin sürdürebileceği bir uğraş olarak görülüyordu. Daha sonraki tartışmalarda toplumun geniş kesimini “cahil” olarak gören bu yaklaşım da çeşitli çevrelerde eleştirilmişti. Elbette toplumumuzun eğitim ve kültür düzeyi açısından bazı eksiklikleri olduğu inkâr edilemez. Ancak toplumun vicdanını temsil eden aydınların temel görevi, cehaleti ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmak ve toplumun gelişimine katkı sağlamaktır.

 

Tarım Tarihi Üzerine Bir Sohbet

Gıda şubesi ziyaretinde kendisiyle farklı bir konuda daha sohbet etme fırsatım oldu. O dönemde Tarım Tarihi dersinin ziraat fakültelerinde okutulması yeni başlamıştı ve ben de bu konuya ilişkin materyal topluyordum. Bu nedenle farklı akademisyenlerin görüş ve önerilerini almaya çalışıyordum. Sayın Ortaylı’ya Tarım Tarihi dersinden bahsettiğimde oldukça memnun olmuştu. O sırada Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevini yürütüyordu. Bana Topkapı Sarayı’nda düzenledikleri seminerlere katılabileceğimi ve Tarım Tarihi üzerine bir sunum yapabileceğimi söylemişti. Ayrıca müzenin arşiv ve kaynaklarından yararlanabileceğimi ifade etmişti. Ancak daha sonra kendisinin bu görevden ayrıldığını hatırlıyorum.

 

Kamuoyundaki Bilgi Paylaşımı ve Eleştiriler

Sayın Ortaylı o yıllarda kamuoyunda bugünkü kadar tanınan bir isim değildi. Daha sonraki yıllarda özellikle Ankara’dan ayrılıp İstanbul’a, Galatasaray’a geçince çeşitli televizyon programlarına katılarak kendine özgü üslubuyla tarih, kültür ve toplum üzerine değerlendirmelerini nükteleriyle çoğu zaman şaka yoluyla, kimi zaman da “tiyoya” alan üslubuyla tarihi olayları anlattı. Akademik çevrelerde ilim insanı özelliğinden uzaklaşmış “popüler figür” olmuş eleştirisi yapıldı.

Farklı dillere olan ilgisi ve çok geniş bir entelektüel birikime sahip olması, günlük yazılarında ve kitaplarındaki günlük hayattaki bazı konuları tarzıyla örnekleyerek sunması kuşkusuz takdir edilmesi gereken bir özelliktir. Sahip olduğu bilgi, görgü ve akademik üretim bakımından da önemli bir entelektüel şahsiyeti.

Bununla birlikte, toplumun geniş kesimini “cahil” olarak nitelendiren kimilerince “üstten bakış” kaynaklı yaklaşım eleştirilere de zaman zaman konu olmuştur. Elbette toplumumuzun eğitim düzeyinin geliştirilmesi gereklidir; ancak bu noktada aydınların temel görevi toplumu küçümsemek değil, bilgi ve eğitim yoluyla toplumsal gelişime katkıda bulunmaktır.

 

Aydınların Toplumsal Sorumluluk Almaları Gerekir Talebi

Toplum içinde öne çıkan entelektüellerden yalnızca akademik bilgi üretmeleri değil, aynı zamanda çağın sorunları karşısında uyarıcı ve yol gösterici bir tutum sergilemeleri de beklenmektedir. Bu bağlamda entelektüellerin sahip oldukları bilgiyi hangi amaçla kullandıkları da toplumsal olarak sorgulanmaktadır. Bir toplumun içinden çıkan aydınların hak, adalet ve doğa gibi temel değerler konusunda açık bir tutum almaları önemlidir.

Tarih gibi toplumun geçmişindeki birçok olay ve olgunun olduğu gibi sebep-sonuç ilişkisi içinde anlatılması gibi, çoğu kişiyi de rahatsız edici hakikat yanları da vardır. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Tarihi yazanlar tarihi yapanlara karşı saygılı olunmalı" ifadesiyle tarihin hakikati anlatımı önemli. Atatürk, tarih yazmanın ve tarih yapanların tarafsız ve doğru bir şekilde bilgileri aktarmaları gerektiğini belirtirken de konunun önemini ve nerelere kadar varılabileceğini de öngörmüş olmalıdır. Bu bağlamda tarih anlatımı toplumun memnun edilmesi için törpülemek, bazen sorunlu alanları görmemek tarih yazmak gerçekçiliği ile çelişebilir.

 

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında, Sanayi Devrimi'ni kaçırmış bir toplum olarak çağın ancak nitelikli eğitim yoluyla gelişip dönüşüp yakalanacağı düşünülüyordu. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında ve özellikle Soğuk Savaş döneminde yaşanan askeri müdahaleler ve demokratik kesintiler ülkenin eğitim ve bilim alanındaki gelişimini önemli ölçüde sekteye uğrattı. Türkiye'nin coğrafyasının ve tarihteki kültürel birikiminin sunduğu zenginlik eğitim yoluyla bilimsel gelişmişliği yakalayamamasının ötesinde, teknolojik gelişmişliğinin sağlanması aydınlar tarafından çok az kritik edildi. Sayın Ortaylı düzeyindeki entelektüel miras sahibi şahsiyetlerin bütünü analiz edilerek, bilimini ve bilgisini toplumun gelişimi yönünde daha iyi yönde tutum almaları bekleniyor. Başta YÖK yasası ile ülkenin bilgi üreten kurumlarının bürokratik devlet dairesi konumuna dönüştürülmesinin geleceğin gelişmesine zarar vereceğini belirterek, yetkililerine üniversitenin önemini anlatılabilirdi. Beklenen muasır medeniyetler düzeyine ve teknolojik gelişim dönüşümü beklentisi tam olarak gerçekleşmedi. Bu bağlamda aydınlarımızın çoğunun bu konularda çok da uyarıcı görevleri yapmadığı sıkça değişik kesimler tarafından belirtiliyor. İlber Ortaylı’ya da bu konuda çok sayıda eleştiri yapılmakta olduğunu aralıklarla basında, medyada okumaktayız.

Toplumsal gelişmelerde güç ilişkilerinin dinamiğini ve çağın gelişmesini doğru okuyup zamanında toplumu ve ilgililerin dikkatini ve gerekli uyarılarını yapması beklenirdi. Unutmayalım, entelektüel ve akademik birikim toplumsal sorun ve yaşanacak çelişkilerde eleştirel yaklaşımla ele alınmaz ve toplumun kültürel ve bilimsel bir zenginlik katmadığı zaman amacına kavuşmamış olur. Kişinin ürettiği ve edindiği bilgi ve becerinin kimden yana kullanacağı sorumluluğu bana göre tarihsel bağlamda kamuoyunu ilgilendirir. Çünkü her türlü gelişme toplumsal etkisinin yansıtmasıdır. Eski Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Faruk Erem der ki “Suç bireysel değil toplumsaldır. Bu bağlamda toplumun içinden çıkan aydın ve bilginler toplumsal sorumlulukları gereği iktidarlardan bağımsız olarak omuzlarındaki sorumluluğu yerine getirmelidir. Doğadan ve insandan yana duruş sergilemek aydın sorumluluğudur!

 

Popüler Tarih Anlatımını Benimsedi

Sayın Ortaylı, son dönemlerde iletişim çağının kanallarından TV ekranlarında ve köşe yazılarında değişik konuşmalarında ve yazılarında küçük dokunuşlarla toplumun belirli konularda bilgi sahibi olması konusunda uyarıcı mesajlar vermeye başardı. Gezmenin, dil bilmenin ve tarih okumanın önemi konuları yararlıydı. Gençlerin geleceklerini kurma konusunda öğütleri önemliydi. “İnsan Geleceğini Nasıl Kurar” isimli kitabı ile gençlere kendi potansiyellerini fark edip hayatlarını gerçekleştirmelerinin yollarını gösteren sohbetleri ilgi görüyordu. Kendi kişisel rahatlığı, anlatım becerisi, halktan biri olarak halkın içindeki rahat tavırları ile de çağrılan davetlere icap edip herkesle konuşabilmeyi başarması onu popülerleştirdi. Bu nedenle günümüzde Sayın Ortaylı’ya yönelik artan ilgi yanında, akademik çevrelerde “Tarih gibi karmaşık, hakikati işlemesi gereken konular basitleştirilemez” eleştiriler de görülmektedir. Önemli olan objektif analizler ekseninde ülkemizin entelektüellerinin topluma katkılarına bakmaktır. Söyleşiler ve kitapların okunması genç kuşaklar açısından önemli bir entelektüel birikim kazandırabilir. Sayın Ortaylı, bir yandan kendi kulvarında yaşamının son anına kadar çabalayan bir yaşam, diğer yandan, kendisinden beklenen toplumsal sorumluluk konusundaki eleştirel tutum eksiliği tartışılmaktadır. Tartışmak insanı geliştirir, tek taraflılık körlükten kurtarır. Ne diyelim, ruhu şad olsun. 



GENEL 17.03.2026 19:43:00 0

Dijital Olarak Yönetilen Altyapı ile Yapay Zeka Uygulamasını Endüstrileştiriyor

Dijital Olarak Yönetilen Altyapı ile Yapay Zeka Uygulamasını Endüstrileştiriyor

Yürüme mesafesini geri kazanmak mümkün

Yürüme mesafesini geri kazanmak mümkün

2026 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde Kazananlar 7 Nisan 2026 Tarihinde Açıklanacak

2026 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde Kazananlar 7 Nisan 2026 Tarihinde Açıklanacak

Trafik Polisleri, Zorlu Parkurlarla Sahada Karşılaşabilecekleri Senaryolara Hazırlanıyor

Trafik Polisleri, Zorlu Parkurlarla Sahada Karşılaşabilecekleri Senaryolara Hazırlanıyor

Ünye Belediye Başkanı Tavlı, Kadir Gecesi Mesajı Yayımladı

Hüseyin Tavlı, Kadir Gecesi'nin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirmesini diledi. Geceye özel mesajında, rahmet ve mağfiret iklimine dikkat çekti.

Yeşilyurt'ta Ramazan Etkinlikleri Öğrenci Yurtlarında Yoğun İlgi Gördü

Yeşilyurt Belediyesi'nin üç öğrenci yurdunda düzenlediği Ramazan programlarında ney dinletileri, ilahiler ve bilgi yarışmaları gerçekleştirildi. Öğrenciler, manevi atmosferde bir araya gelerek anlamlı bir gece geçirdi.

Çorlu Belediyesi Bulgaristan'da İftar Sofraları Kurdu

Çorlu Belediyesi, Ramazan ayında Bulgaristan'ın Dobriç ve Dulovo şehirlerinde soydaşlara yönelik iftar programları düzenledi. Programlara yerel yöneticiler ve Türkiye'den temsilciler katıldı.

Tepebaşı'nda Ramazan Sohbetleri Programı Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi'nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği Ramazan Sohbetleri, yoğun katılımla sona erdi. Alanında uzman isimler, manevi ve felsefi konularda Eskişehirlilerle buluştu.

Çorlu'nun Çevre ve Spor Projeleri Romanya'daki Uluslararası Çalıştayda Tanıtıldı

AB destekli GreenMascot Projesi kapsamında Romanya'da düzenlenen çalıştayda, Çorlu Belediyesi'nin çok paydaşlı iş birliği modeliyle hayata geçirdiği uygulamalar uluslararası platformda paylaşıldı.

Siirt'te Koruyucu Aileler ve Çocuklar İftarda Buluştu

Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Emine Erdoğan himayesindeki Koruyucu Aile Projesi kapsamında düzenlenen iftar programında koruyucu aileler ve çocuklarla bir araya geldi.

Devlet Korumasındaki Çocuklar İftarda Ağırlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sincan'da düzenlenen iftar programında devlet korumasındaki çocuklarla bir araya geldi. Bakan Göktaş, devletin çocuklara her daim destek olmaya devam edeceğini belirtti.

Adana Büyükşehir Belediyesi, Tayvan'daki Akıllı Şehir Zirvesi'ne Türkiye'den Davet Edilen Tek Kurum Oldu

Taipei'de düzenlenecek Smart City Summit & Expo 2026'ya Türkiye'den sadece Adana Büyükşehir Belediyesi davet edildi. Başkan Vekili Güngör Geçer başkanlığındaki heyet, mart ayında kenti temsil edecek.

gençlerin “Biyoteknoloji'de Yapay Zeka ile Akıllı Sağlık Çözümleri” fikirleri ödüllendiriliyor

gençlerin “Biyoteknoloji'de Yapay Zeka ile Akıllı Sağlık Çözümleri” fikirleri ödüllendiriliyor Amgen Türkiye’nin Gençlerdeki Bilim Tutkusunu Ödüllendirdiği Iamgeniu

Eyyübiye'de Yetim Çocuklara Bayramlık Sevinci

Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, Ramazan Bayramı öncesinde onlarca yetim çocuğu evlerinden alarak bayramlık kıyafet alışverişi yaptırdı ve özel isteklerini yerine getirdi.

Manavgat Belediyesi, Kırsal Mahallelerde Bayram Öncesi Ücretsiz Kuaför Hizmeti Başlattı

Manavgat Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için ücretsiz saç kesimi hizmeti düzenledi. Dört ekip halinde mahalleleri gezen belediye, özellikle yaşlı ve çocukların kişisel bakım ihtiyaçla

Trendy Hotels Manavgat Belediyespor Sezonu Taraftar Desteğiyle Tamamladı

Arabica Coffee House Kadınlar Voleybol 1. Ligi'nde mücadele eden Trendy Hotels Manavgat Belediyespor, sezonun son maçını kendi sahasında oynadı. Kulüp yönetimi ve belediye yetkilileri, takımın performansından duydukları memnuniyet

Bakan Göktaş, Şehit Aileleri ve Gazilerle İftarda Buluştu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜGŞAV ve Pursaklar Belediyesi'nin iftarında şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldi. Bakan Göktaş, 'Terörsüz Türkiye' hedefini ve yürütülen sosyal destek çalışmalarını

Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Kadir Gecesi Mesajı Yayımladı

Nihat Çiftçi, Kadir Gecesi'nin İslam alemine barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diledi. Geceyi, birlik ve dayanışmayı güçlendirmek için bir fırsat olarak nitelendirdi.

Aile ve Gençlik Fonu'ndan Genç Çiftlere Sağlanan Destek 10 Milyar Lirayı Geçti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında bugüne kadar 10 milyar 73 milyon lira destek sağlandığını açıkladı. Fon kapsamında 214 bin 978 başvuru alındı ve 63 bin 466 çifte ödeme yapıld

Bozüyük'te Kadir Gecesi'nde Camilerde Cezerye İkramı

Bozüyük Belediyesi, Kadir Gecesi münasebetiyle ilçedeki camilerde teravih namazı sonrası cemaate cezerye dağıttı.