Prof.Dr. İbrahim ORTAŞ
Yangının çıkmaması için önceden planlanmayan önlemler ve gereklilikler ve yangın sonrası için organizasyon ve eş güdüm gibi insan faktörleri sorgulanmalıdır
Türkiye’de Son Dönem Artan Orman Yangınları; Ekolojik Etkiler, Nedenler ve Politika Aplikasyonları.
Son günlerde artan ve bir türlü kolay kontrol altına alınamayan yangınlar, “neredeyse ülkede orman kalmadı” dedirtecek ölçüde kaygı yaratmaktadır. Günlerdir yanan ormanların toplam alanını hâlen bilmiyoruz. Yakında Orman Genel Müdürlüğü (OGM) istatistikleri açıklandığında bir hesap-kitap yaparak kendi analizimi gerçekleştirebilirim. Ekolojik çeşitlilik fiilen yanmaktadır. Yanan habitatlarla birlikte ekosistem kirlenmekte, atmosfere sera gazları salınmakta ve ölçülmesi güç çok sayıda olumsuz etki ortaya çıkmaktadır. Bu etkiler bütüncül değerlendirildiğinde, her bir orman yangınının bilinenin çok ötesinde doğayı ve yaşam sağlığını tahrip ettiği açıktır.
Yanan Orman değil insanlığın ve Canlılığın Sürülebilir Geleceğidir
Yanan yalnızca ağaçlar değildir; bir gram toprakta bulunan milyarlarca virüs, bakteri, mantar, aktinomiset ve diğer mikroorganizmalar ile memeliler dâhil pek çok canlının yaşam alanı zarar görmektedir. Canlı varlığın yaklaşık dörtte üçünün habitatı olan toprak biyotası tahrip olmaktadır. Ekolojinin öğrettiği temel bir gerçek, yeryüzünün her karışının birbirinden farklılık göstermesidir: Her ekosistem, iklim-toprak-habitat koşullarındaki değişimlerle özgün dinamikler üretir. Canlılar bulundukları ortama hızla uyum sağlayarak kendilerine uygun yaşam stratejileri geliştirir; bu süreçte hayvanlar âleminde (hatta bazı bitkilerde) trofik ilişkiler gereği bir canlının diğerini tüketmesine dayalı beslenme biçimleri de görülür. Yanan alanlarda tanımlanmamış endemik türlerin ve biyoçeşitliliğin yok olması yaşamın her alanına olumsuz etki edeceği muhakkaktır.
Yangınlar Kendiliğinden Çıkmaz, Sebep-Sonuç İçinden Bir Etken Yangına Neden Olmak Zorundadır
İklim değişimlerinin en çok etkilediği ve aşırı sıcakların ve oluşan meteorolojik koşulların etkisi ile başta tek yıllık bitki örtüsü olmak üzere orman bitkileri ve beraberinde toprak neminin buharlaşması ile oluşan kuraklık yanıcı materyallerin yangınlarla hızla yayılmasına ortam yaratmaktadır. Meteorolojik koşular ile yer yüzeyindeki koşullar bir araya gelince orman ve anız yangını riski doğal olarak artar. Ancak yangının oluşmasına neden olan bir etmen gerekir. Otlar ve ağaçlar durduk yerde YANGIN ÇIKARMAZ. Yangınları ya insanlar yeni arsa ve arazi rantı çıkarmak, tarım alanı ve maden alanı açmak, elektrik hatlarından kaynaklı kıvılcımlar, şimşek çakması oluşan kıvılcımalar, orman alanına insanların bıraktığı mercek etkisi yapan cam veya benzeri malzemeler veya doğal camsı minerallerin mercek etkisi gibi faktörler yangına neden olmaktadır. İklim değişimi, meteorolojik koşullar yangının çıkmasını ve yaygınlaşmasını artırır, kontrolünü zorlaştırır. Ancak doğrudan yangın çıkamaz!
Yangınlar Büyük Çoğunlukla İnsan Kaynaklı
Yangın ve yarattığı etkiler beklentinin ötesinde ciddidir. Yangınların %96’sının insan kaynaklı olduğu Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanmıştır. Büyük olasılıkla bu oran daha da yüksektir; zira insanın doğrudan eylemleri, dolaylı etkileri, orman yönetimi uygulamaları veya farkında olmadan bırakılan materyaller yangınlara zemin hazırlamaktadır. Nitekim OGM verileri, yangınların çok büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu uzun süredir göstermektedir. Düzenli gelişmeleri izleyen bir toprak bilimci ve duyarlı bir yurttaş olarak kanaatim, sorunun temel kaynağının “insan” olduğu yönündedir.
Her olaydan sonra açıklanan nedenler incelendiğinde yangınların tamamına yakınının insanın doğrudan ya da dolaylı faaliyetleriyle ilişkili olduğu görülür. OGM verilerine bakılırsa yıllar içinde yangın sayıları hızla artmaktadır. Yakın geçmişte yangınlar Akdeniz kıyı şeridindeydi, şimdilerde Ege ve Marmara Bölgelerine doğru genişledi. Ülkemizin Akdeniz ve Ege-Marmara bölgeleri son yıllarda ciddi bir göç aldı ve her tarafa yerleşim yerlerine açıldı, 2B imar yasası, tarımsal orman alanların yerleşim yerlerine açılması ile ormanların içlerine kadar yerleşimciler girer oldu. Basına yansıyan görüntüler kent sınırlarının ormanlara dayanması ile şimdilerde köyleri özelliklede sonrada yapılmış yapıları orman yangınlar ile hızla alevlerin içinde kalarak yok olmaktadırlar. Orman alanları yakınında kontrolsüz yeni yerleşimler ve mesire alanı kullanımları riski artırmaktadır. Diğer tarafta özelleştirilen ve düzenli bakımları yapılmadığı belirtilen elektrik iletim hatlarından kaynaklanma; orman içi temizlik ve bakım eksiklikleri de yangına davetiye çıkarıyor. Yıllardır yanlışlığını dile getirdiğimiz anız yakma pratiği de ormana sıçrayan yangınlarda önemli rol oynamaktadır. Orman ekolojisini yaşayarak öğrenen orman köylülerine verilen koruyucu ve destekleyici politikaların zayıflaması, ormanları fiilen “sahipsiz” bırakmaktadır.
Aşağıdaki özet tablo, son yıllara ait bazı temel göstergeleri derlemektedir (OGM’nin 2024 resmî verileri):
Tablo, 2020-2024 arası orman alanı ve yangın sayısı ve orman alanı
Yıl
Toplam alan hektar
Yangın sayısı
Yanan alan hektar
Artış
2020
22.933.000
3.413
20.971
2021
23.110.000
2.793
139.503
2020’ye göre +177.000 ha artış
2022
23.245.000
2.160
12.799
2023
23.363.071
2.579
15.520
2024
23.363.084
3.797
27.485
2023 yılına göre 13 bin hektar tarım alanı artmış
Konu bütüncül bir analize tabi tutulmalıdır. Orman köylüsünün konumu ve destek mekanizmaları yeniden gözden geçirilmeli; orman sınırlarına dayanan kentlerin kontrolsüz büyümesi, kontrolsüz göç ve ormanların mesire alanı olarak yoğun ve denetimsiz kullanımı analitik yaklaşımla ele alınmalıdır. Yıllar önce de ifade ettiğim üzere, orman alanları içinde kısa sürede kuruyan otların erken dönemde kontrollü otlatılması önemli yangının genişlemesini azaltma yöntemi olabilir. Keçilerin orman düşmanı olmadığını, uygun otlatma rejimleriyle orman yönetimine doğal bir koruma sağladığını gösteren bulgular dikkate alınmalıdır. Yangın söndürme konusundaki alt yapı ve ekipman planlanması, su yerine yangın söndürme köpükler kullanımı çalışmaları mutlaka planlanmalı. Drone ve uzaktan algılama teknikleri ile erken uyarı ve küçük yangınlara droneler ile müdahale teknikleri gözden geçirilmeli.
Küçük Çıkarı İçin Yangını Çıkmayacak ve Ekolojiyi Koruyacak Nitelikte İnsan Yetiştirmek Gerekiyor
Temel soru, insan faaliyetlerinin yangına yol açmayacağı bir yönetişim modelinin nasıl kurulacağıdır. Ağır yaptırımlar elbette caydırıcı olabilir; ancak kalıcı çözüm, ormanın yakılmasının yanlışlığı konusunda bilinç ve sorumluluk düzeyi yüksek bir toplum inşa etmekten geçer. Bu kapsamda risk azaltma (orman yakıt yönetimi, hat bakımı, yerleşim-orman ara yüzü planlaması), eğitim, erken uyarı-hızlı müdahale kapasitesi ve yerel toplulukların (özellikle orman köylülerinin) kurumsal olarak güçlendirilmesi eşzamanlı ilerletilmelidir.
Sorunu Orman Mühendisi bilim insanları, Orman Bakanlığı yetkililer ve ilgiler önemli hayati önemdeki açıklamaları önemli. Ancak toprak bilimcisi, ormanın dibinde büyümüş duyarlı bir yurttaş olarak sorunun kaynağı olarak ülkenin içinde bulunduğu ekolojiyi kavrayamamış, iklim değişimlerinin yaratacağı meteorolojik olguları analiz edemediği için zamanında önlem almayan, planlama yapmayan, yangın sonrasında ne tür araç-gereç ve organizasyon sorunun üstesinden gelineceğini organize demeyen insan da sorunun kaynağıdır. Yangını bilinçli çıkaranların bulma cezalandırmak önemli ancak bütünlüklü sorunu çözülmediği de açıktır. Ancak asıl yapılması gereken ormanın yakılmasının yanlışlığının bilinci gelişmiş ve sorumluk sahibi doğayı içselleştirmiş insan yetiştirmektir. Yangınalar konusunda toplumsal bir farkındalık yaratmak gerekir.
Sonuç olarak; insan kökenli risklerin baskın olduğu can sıkıcı orman yangınlarının ekolojik ve toplumsal maliyeti ölçülenden çok daha fazla oluğu muhakkaktır. Doğru politika bileşeni, cezai yaptırımlar önemli. Ancak ekolojik anlamda kontrollü otlatma dâhil yangının genişlemesinin önceden kontrolü için bir yönetim olabilir. Başta orman içi altyapı (özellikle enerji iletim hatları) bakımı; orman-yerleşim yeri seçimi planlama, göç olgusu; orman köylüsünün kurumsal destekler ile güçlendirilmesi ile ormanın daha iyi korunacağı beklentisi ile birlikte ormanın çok yönlü öneminin eğitimi ve farkındalık programları ile birlikte uygulanması kaçınılmaz gözüküyor. Kontrolü otlatma, su yerine, köpük vs. etkili söndürücüler, uzaktan algılama ve drone teknikleri gibi yangının genişlemeden anında müdahaleler gerekli. OGM’nin güncel istatistikleri açıklandığında, yanan alanlar ve emisyon etkileri üzerine nicel bir analiz yapılması farkındalığın artırılması için öğretici olacaktır.
Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kızılcıklı ve 30 Ağustos Zafer mahallelerinde vatandaşlarla buluşarak, yeşil alan ve altyapı taleplerini yerinde inceledi ve ilgili kurumlarla çözüm sürecini başlattı.
Hasan Polatkan Kültür Merkezi'nde sahnelenecek çocuk ve yetişkin oyunları, Şubat ayı boyunca tiyatroseverleri bekliyor. Biletler çevrimiçi ve gişeden temin edilebilecek.
Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen kursun bitiminde geleneksel halının son ilmeğini attı.
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) Türkiye genelinde ilk 1000'e giren öğrencilerle buluştu. Başarılı gençlere verilen eğitim destekleri ve gelecek hedefleri hakkında sohbet edilen
Şahinbey Ampute Futbol Takımı, kendi sahasında oynadığı maçta Trabzon Büyükşehir Belediyesini 3-0 yenerek ligde liderliğe oturdu.
Şahinbey Belediyesi'nin 8 yıldır sürdürdüğü proje kapsamında Umre'ye gönderilen 175 öğrenci Gaziantep'e döndü. Öğrenciler, Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ve aileleri tarafından karanfillerle karşılandı.
Trabzon'un kültürel ve yöresel değerlerinin tanıtıldığı etkinliğe Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve çok sayıda davetli katıldı. Kadın kooperatiflerinin ürünleri de sergide yer aldı.
Kaybolma riski taşıyan özel gereksinimli bireyler için geliştirilen Sevgi İzi Projesi, Küçükçekmece Belediyesi'nin desteğiyle ilçede uygulanmaya başladı. Proje kapsamında tanıtım programı düzenlendi ve ilk uygulamalar yapıldı.
Belediye, dar gelirli vatandaşlar için Halk Kart ve üniversite öğrencileri için öğrenim yardımı kapsamında toplam 31 milyon liranın üzerinde ödeme gerçekleştirdi.
Pendik Belediyesi, ikinci eğitim-öğretim dönemi öncesinde ilçedeki okullarda kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon çalışması yaptı.
Yalova Belediyesi, yerel STK'lar ve Yalova TSO ile birlikte, Kuzeydoğu Bulgaristan Sosyal Ekonomi Geliştirme Bölgesel Merkezi ile kadın ve genç odaklı projeler geliştirmek üzere iş birliği protokolüne imza attı.
Yalova Belediyesi, TÜBİTAK destekli iki bilimsel projeye pilot bölge olarak destek verecek. Projeler, kentin deprem ve tsunami risklerini değerlendirmeyi amaçlıyor.
İmzalanan protokol, afet yönetiminde kurumsal kapasiteyi artırmayı, toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi ve bilimsel desteği sahaya taşımayı hedefliyor.
Van Büyükşehir Belediyesi, aile destek ve köy yaşam merkezlerinin hizmet etkinliğini artırmak amacıyla kamu kurumları ve STK temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yarıyıl tatilinde geniş kapsamlı boya ve yenileme çalışması yaptı. Okul yönetimi, yapılan çalışma için teşekkürlerini iletti.
Aksaray Belediyesi'nin Kalanlar Millet Bahçesi'ndeki sosyal tesisi, doğayla iç içe konumu ve uygun fiyat politikasıyla vatandaşlara hizmet veriyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSMEK bünyesinde, taş işlemeden e-ticarete kadar birçok alanda ücretsiz kurs düzenlenecek. Başvurular için son tarih 8 Şubat.
Aksaray Belediyesi'nin Bilim Merkezi'nde düzenlediği festival, bini aşkın çocuğa uygulamalı bilim deneyimi sundu. Etkinlik, 31 Ocak Pazar günü sona erecek.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin, 2025 yılında doğum yapan annelere yönelik ücretsiz toplu ulaşım kartı projesi kapsamında 1016 anne faydalandı. Proje, annelerin şehir içi ve ilçe hatlarında belirli sayıda ücretsiz seyahat etmesi