Konuk YAZAR


PKK ile iş tutmak ve Türk tarihinin çağrısı

PKK ile iş tutmak ve Türk tarihinin çağrısı


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye’de, İsrail’i bir sopa olarak gösterip, milleti terbiye etmeyi, her türlü akla ziyan kararı alırken bunu İsrail tehdidinin arkasına gizlemeyi bir strateji haline getirenler vardır. Dikkat ederseniz bunun en canlı örneklerini son iki yıldır yaşıyoruz. İktidarın ömrünü uzatmak ve Türkiye’yi bir hanedan düzenine teslim etmek isteyenler, Terörist başıyla oturdukları pazarlık masasına meşruluk devşiriyorlar.” dedi.

Dervişoğlu, parti grubundaki konuşmasında “İlk günden beri, 'İsrail geliyor' diye anlatıyorlar. İsrail geliyor... Peki, tamam, ne yapalım o zaman? PKK ile Öcalan ile iş tutalım. Niye? İsrail Türkiye’yi bölmek istiyor ya, o terör örgütünü kullanacaklar ya, buna müsaade etmeyelim. Etmeyelim elbette. O zaman öncelikle şu gerçeği kabul edelim. PKK ile muhatap olmak, İmralı canisiyle iş tutmak, İsrail’le iş tutmak değil mi? Türkiye eğer kuruluş kodlarına sadık kalırsa Cumhuriyet’in alelade bir sıfat olmadığını idrak eder ve gerçek vatanseverler tarafından yönetilirse, yeni bir İran elbette olmayacaktır.” diye konuştu.

***

Afganistan, Irak, Suriye ve Libya’dan sonra İran’ın da kontrol altına alınmak istendiği bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, yediden yetmişe her Türk’ün, “PKK’ya statü vermek” saçmalığını bir kenara bırakıp acilen kuruluş kodlarına sarılması için Bilge Kağan’ın “Ey Türk, öykün ve kendine dön” çağrısını ve Atatürk’ün gençliğe hitabesini hatırlaması gerekir. Tabii böyle bir öykünme aslında milletin yaşayan kültüründen her zaman çıkarılabilir ama milli imanı tazelemek, Türk tarihini ve edebiyatını bilmeye de bağlıdır. Bu itibarla “başöğretmen” Sakin Öner’in “Dil ve Edebiyatta Türk Milliyetçiliği Tarihi” adlı eserini, herkese ama özellikle gençlere tavsiye ediyorum...

 

Çünkü “Bu kitap, dünya milletleri içerisinde en uzun tarihe sahip olan yüce Türk milletinin, vatanına, diline, kültürüne ve millî kimliğine sahip çıkma mücadelesinin dil ve edebiyatımıza yansımasının tarihidir. Atatürk’ün dediği gibi ‘Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur... Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Evvelâ millete tarihini, asil bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz.’

***

Türk Edebiyatı Vakfı tarafından yayınlanan kitapta, destanlar döneminden Orhun yazıtlarına, ilk Türkçe sözlükten, Ahmet Yesevi’ye, Yunus Emre’ye, Karacaoğlan’a, Dadaloğlu’na ve Namık Kemal’e kadar; Yusuf Akçura’dan Ziya Gökalp ve Atatürk’e kadar, Türk kültürüne büyük katkıları olan Türk tarihinin büyük yıldızları hakkında özet bilgiler veriliyor. Tabii bu büyük Türklerin eserlerinin tamamını okumaya bir ömür bile yetmeyebilir ama bu kitapla hepsi hakkında genel bilgi edinmek mümkündür.

+++++++

ABD’ye, Türkiye’ye

silahlı müdahale yetkisi!

---

Bir de yakın tarihle, 27 Mayıs’la ilgili önemli bir eser var. Gazeteci Fatih Ergin’in, “27 Mayıs İhtilali ve Gizli Lideri: Bay Gölge” adlı kitabı Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayınlandı. Ergin henüz bir lise öğrencisiyken başladığı gazetecilik faaliyetlerine bugün Yeniçağ’ın yönetici ve yazarlarından biri olarak devam ediyor. 27 Mayıs ile ilgili kitaplar içinde en anlaşılır ve net bilgiler veren ama bir solukta okunabilen bir eser.

 

Kitapta, bugüne kadar pek incelenmemiş ama günümüze ışık tutan bir tarihi olaylara mercek tutuluyor:

Türkiye ile ABD arasında 5 Mart 1959’da imzalanan, Resmi Gazete’de yayınlanan Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması’nın birinci maddesinde, “ABD Hükümeti, talebi üzerine, Türkiye Hükümetine yardım etmek için silahlı kuvvetlerin kullanılması da dahil olmak üzere ABD Anayasası’na uygun gerekli her türlü harekete girişecektir.” deniliyor.

Ergin, “Bu anlaşmayla ABD’ye, Türkiye’ye silahlı müdahale yetkisi verilmişti... 16 Mayıs 1960 tarihinde yürürlüğe giren bu anlaşma, cumhuriyet tarihindeki utanç vesikalarından biridir. Demokrat Parti Hükümeti, iktidarda kalabilmek uğruna, gerekirse muhalefeti ABD ordusuna boğdurmak için böyle bir anlaşmaya imza atmıştı.” diyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arslan BULUT(Yeniçağ)