2001 krizinden sonra, bütün hassasiyetimiz bankalar üstüne yoğunlaştı. Finans sektörü ile reel sektör arasında denge bozuldu. 2021 TL krizinden sonra da, kur ve faiz telaşından ekonomi yönetimi reel sektörü unuttu.
2021 krizinden sonra, Türkiye erken sanayisizleşme dönemine girdi. İhracatta yüksek teknoloji ürünlerinin payı da 2003 yılında yüzde 4,8 iken 2026 ocak ayında bu oran 3,3’e geriledi.
Sanayi endeksleri;
İmalat sanayi üretim endeksi, 3 yıl öncesinin altına geriledi. 2024 yılı Ocak ayında 100,8 olan endeks, 2026 yılı ocak ayında 98,6 oldu.
Aynı şekilde son üç yılda, toplam sanayi üretim endeksi, İmalat sanayi kapasite kullanım oranları da düştü.
İSO’nun Türkiye PMİ endeksi de düştü. İmalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi, imalat sektöründeki satın alma yöneticilerinin sipariş, üretim, istihdam ve stok durumu gibi verilerine dayalı olarak hazırlanan aylık bir ekonomik performans göstergesidir. (Aşağıdaki Tablo)

Babacan’ın açıklamasına göre, tekstil ve hazır giyim sektöründe son üç yılda, on bin işletme kapandı.
Sanayici ve iş adamlarının morali bozuk. TÜSİAD eski yönetim kurulu başkanı ve istişare kurulu başkanına ceza verilmesi de sermayeye ve yatırım eğilimine negatif etki yaptı.
Orhan Turan ile Mehmet Ömer Arif Aras’ı, 13 Şubat 2025’teki TÜSİAD Genel Kurulu konuşmalarında, seçilmişlerin yerine kayyum atanmasını, gazetecilerin göz altına alınmasını, teğmenlerin ihraç edilmesini, Milletvekilleri, belediye başkanları ve gazetecilerin tutuklanmasını ve benzer tenkitlerinden dolayı, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”dan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası aldılar. Elbette hukuki tarafını tartışmayacağız. Ama kamuoyu vicdanında ve sermaye çevrelerinde, sermaye birikimi ve yatırımlar açısından bu karar yer bulmadı. Bu yasayı değiştirip, yasanın kendisine ve fiili sonuç yaratıp, yaratmayacağına açıklık getirmek gerekir.
Türkiye dezenflasyonist politikalar uyguluyor. Ancak iktisat politikaları bir bütündür. Maliye politikası olarak bu bütünlük yoktur. Çünkü bütçe açısından mali disiplin sağlanamadı. Maliye yalnızca vergileri artırdı. Para ve faiz politikalarına ağırlık verildi.
Aslında enflasyonla mücadeleyi yalnız para politikasına indirgemek hatalıdır. Sanayi üretiminde daralma, kapasite kullanım oranında düşme, bizde arz ve maliyet baskıları güçlü olduğu için, birim maliyetlerin artmasına ve fiyat artışlarına neden oluyor.
2021 krizi ile birlikte, Türkiye yeniden planlamaya geçseydi, bu plan kapsamında İMF ile birlikte istikrar programı hazırlasaydı, sektörel dengeleri gözetseydi, yapısal reformları yapsaydı, kriz bu kadar uzun sürmezdi, bugün hala enflasyonla boğuşmazdık.

