Emekli general Nejat Eslen, ABD Başkanı Trump’ın çelişkili görünen söylemlerinin ne anlama geldiğini yapay zekâya sordu. Yapay zekâ, “Trump, çok riskli Deli Adam Stratejisi uyguluyor.” diye cevap verdi. Yapay zekâ, bu stratejide, ders kitaplarına girecek kadar net bir şekilde, askeri tırmanış ile ‘diplomatik havuçlar’ arasında gidip gelen, rakiplerini ve hatta müttefiklerini şaşırtan bir öngörülemezliğin söz konusu olduğunu belirtti:
Trump’ın bu stratejiyi İran üzerinde nasıl uyguladığını şu güncel gelişmelerle analiz edebiliriz:
*Uç Noktalar Arasında Gidip Gelme... (Korkutma ve Yumuşatma)
Trump, rakiplerini sürekli bir duygusal ve stratejik dengesizlikte tutuyor:
* Yok Etme Tehdidi: Daha birkaç gün önce (21 Mart 2026), Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmaması durumunda İran’ın enerji altyapısını "yerle bir etme" (obliterate) tehdidinde bulundu.
* Beklenmedik Duraklama: Bu sert tehdidin hemen ardından da beş günlük süre verdi…
"Deli Adam Stratejisi”, (Madman Theory), dış politikada bir liderin, rakiplerini kendi rasyonalitesinden şüphe ettirerek geri adım atmaya zorlaması üzerine kurulu bir oyun teorisi taktiğidir.
Bu stratejinin temel mantığı şudur: Eğer karşı taraf sizin “öngörülemez”, “kontrolsüz” veya “her an nükleer düğmeye basabilecek kadar çılgın” olduğunuza inanırsa, sizinle çatışmaya girmekten korkar ve taleplerinize boyun eğme eğilimi gösterir.
Stratejinin Temel Özellikleri:
* Caydırıcılık: Rasyonel bir aktör, alacağı riskin maliyetini hesaplar. Ancak “deli” bir aktörün maliyet hesabı yapmayacağı düşünüldüğü için geleneksel caydırıcılık kuralları geçersiz kalır.
* Belirsizlik: Karşı tarafın hamlelerinizi önceden tahmin etmesini engeller.
* İnandırıcılık: Bu stratejinin başarılı olması için liderin gerçekten irrasyonel davranabileceğine dair güçlü bir imaj çizmesi veya geçmişte beklenmedik sert çıkışlar yapmış olması gerekir.
Tarihsel Örnekler:
*Richard Nixon, Vietnam Savaşı'nı bitirmek için Sovyetler Birliği'ne, komünizmi durdurmak için nükleer silah kullanabilecek kadar takıntılı ve öfkeli olduğu imajını vermeye çalışmıştır.
*Donald Trump, Kuzey Kore ile girdiği “nükleer düğme” polemiklerinde ve ticari müzakerelerde sık sık öngörülemez bir profil çizerek bu taktiği kullanmıştır.
*Kim Jong-Un’un, Kuzey Kore'nin askeri kapasitesini ve retoriğini, rejimin bekâsı için her türlü yıkımı göze alabileceği mesajı üzerine kurgulaması bu teoriyle bağdaştırılır.
Riskleri ve Eleştiriler:
Bu strateji oldukça tehlikeli bir “çelik çomak” oyununa benzer. Eğer karşı taraf sizin blöf yaptığınızı anlarsa strateji çöker. Daha da kötüsü, karşı taraf sizin gerçekten kontrolü kaybettiğinize inanırsa, kendisini korumak için önleyici bir saldırı (pre-emptive strike) başlatabilir, bu da istenmeyen bir topyekûn savaşa yol açabilir.
Clausewitzçi bir bakış açısıyla bakarsak; savaşın siyasetin başka araçlarla devamı olduğu ilkesine ters düşebilir, çünkü “delilik” hali siyasi amacın rasyonelliğini gölgeleyerek kontrolsüz bir şiddet sarmalı yaratma riski taşır.
***
Emekli subay ve gazi Abdullah Ağar ise şu analizi yaptı:
“İran-ABD/İsrail savaşı son evrede sınırlarını zorladı. Ateşkes ise bir ‘barış arayışı’ değil, kontrolü kaybetmeme refleksidir. Trump’ın kiminle görüştüğü önemsiz. Çünkü sahada konuşan artık liderler değil, kontrol eşiğini aşan savaştır. Düşen F-35, F-16 iddiaları, uzun menzil balistik erişimler, enerji baskısı, kontrolsüz reaksiyon riski…
Hepsi aynı şeyi söylüyor: Bu savaş artık yönetilebilir olmaktan çıkıyordu. Ve tam bu noktada ateşkes; bir merhamet değil, kalıcı bir barış arayışı değil, bir zorunluluk gereği ortaya çıktı.
Savaşta ateşkes; yeniden yığınak, yeniden hizalanma, yeniden karar ve eylem biçimlendirmesidir.
Unutulmamalı; ateşkesler savaşları bitirmez, bir üst faza taşır.
ABD stratejik aklı ve Trump, savaşı yeniden yönetilebilir bir çerçeveye çekmek için ‘geçici ateşkes’ kartını masaya sürdü.”
***
İki değerlendirmenin ortak tarafı şu ki Trump, çelişkili ve gerçek dışı gibi görünen söylemleri bilinçli olarak kullanmaktadır. ABD’nin hava indirme birliğine görev emri vermesi de bu çerçevede değerlendirilmeli. İran ise zaten ABD’ye güvenmediğini ve kara saldırısı beklediğini duyurdu.

