1990 yılına kadar Dünya, sosyalist ülkeler ve liberal ülkeler olarak ideolojik bloklaşma yaşadı. Sovyetler dağıldı. Çin katı ideolojik tuzaktan kurtuldu ve kısmen piyasa ekonomisi uyguladı. İdeolojik bloklaşma bitti.
Rusya -Ukrayna savaşı, ABD-İsrail–İran savaşı, ABD’nin ithalata vergi uygulamaları, Dünyayı yeniden ve fiili olarak daha esnek ve siyasi ekonomik çıkar temelli bir bloklaşmaya itiyor.
Rusya -Ukrayna Savaşında ABD ve Avrupa Arasında Tam Bir Mutabakat Yoktur.
Trump yönetimi, bu savaşta Avrupa’nın daha fazla güvenlik yükü almasını istiyor. ABD’ desteğinin madenleri işletme gibi koşullu ve daha sınırlı olmasını istiyor.
AB ise Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü korumasını, daha kurumsal milli ve askeri destek verilmesini istiyor ve Rusya’ya karşı yaptırım uyguluyor.
Avrupa Birliği Ve NATO İran Savaşına Doğrudan Katılmadı.
ABD-İsrail ve İran savaşında batı ile ABD, Hukuk ve meşruiyet alanında farklı anlayıştalar. Aralarında ciddi bir ayrışma var. AB askeri güç olarak doğrudan destek vermedi. Londra ise sınırlı ve koşullu biçimde Washington’a yaklaşıyor. NATO müdahale için savunma olması gerektiğini açıkladı.
AB, ABD-İsrail-İran savaşına doğrudan katılmadı; fakat İran’ı kınayan, İsrail’in güvenliğini tanıyan, yaptırımları sürdüren ve savunmacı güvenlik tedbirlerini destekleyen bir pozisyonda kalıyor.
Yeni Dünya Düzeni
Trump ve Putin ve bunlara benzer otokratik eğilimli olanlar başkan kaldıkça, dünyanın nereye gideceğini tahmin etmek zordur. Bununla birlikte ülke halklarının eğilimine bakarak, yeni dünya düzeninde ülkelerin, siyasi ve ekonomik birlikler şeklinde ayrılacaklarını tahmin edebiliriz. Bu defa soğuk savaş döneminden farklı olarak, küresel ekonomi devam edecek ancak ülkelerin milli çıkarları öne çıkacaktır.
Otokrasiye Dayanan Çin Merkezli Avrasya Bloku
Çin’in dış ticaret eksenli bir emperyalist hedefi olduğu için, savaş ve çatışma konusunda daha dikkatlidir. Eğer demokrasiye geçerse, gelişmiş ülke olur. Geçmezse, GSYiH’da ve teknolojide geldiği hızla büyüyemez. Rusya ise kaynaklarını doğru kullanamadı.
Bu nedenle, BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü gibi, siyasi ve ekonomik birliklerde, Rusya hakimiyeti azalacak, Çin hakimiyeti artacaktır.
BRICS içindeki en büyük ekonomik güç, örgütün toplam GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturan Çin'dir
BRICS içinde, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti dışındaki ülkelerde otokrasi hakimdir. Bu iki ülkenin BRICS içinde kalmaları zordur.
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) içinde demokratik ülke yoktur. Bu örgütte de Çin hakimiyeti baskın olacaktır.
Demokratik Batı Bloku
Batı Bloku mevcut sorunlara rağmen ABD merkezli olmaya devam eder.
Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, NATO, Japonya, Güney Kore, Kanada, Avustralya bu blokta yer alır.
Bu blokta insan hakları ve siyasi özgürlükler olarak, özgür olmayan ve otokrasi ile yönetilen ülkeler, demokrasiye dönmek zorunda kalacaktır.
Bağlantısızlar Bloku
Hindistan, Brezilya, Endonezya, Suudi Arabistan, Güney Afrika gibi ülkeler eski bağımsız ülkeler gibi yeni bir işbirliği içinde olabilirler.
Küreselleşme Devam Eder.
Her ülke, savunma dahil teknoloji üretemiyor. Teknoloji üretenlerden ithal etmek zorundalar.
Öte yandan zamanla değişebilir, ancak şimdi Finans ve rezerv para olarak ülkeler aynı eksende hareket ediyor. Dış ticarette mukayeseli üstünlükler, kazan-kazan getiriyor.
Din Eksenli Birlik Olmaz.
OIC, İslam İşbirliği Teşkilatı (Organisation of Islamic Cooperation) 1969 yılında kurulan, 57 üyeli örgüttür. Ama en fazlada bu örgüt içinde, başta mezhep kavgaları olarak, anlaşmazlıklar var.
Söz gelimi, ABD ve İsrail saldırıları insanlık suçudur. Fakat İran 45 yıldır kadınlara karşı insanlık suçu işliyor. Son gösteriler sırasında 7000 kişiyi tarayarak öldürmesi en büyük insanlık suçudur. Dahası mezhep eksenli mollalar yönetiminin yarattığı ve destek verdiği,
- Lübnan Hizbullahı,
- Yemen Husileri (Ensar Allah)
- Irak'taki Şii Milisler (Haşdi Şabi)
- Filistinli Gruplar:Filistin İslami Cihadı ve Hamas.
- Suriye ve Afganistanlı Gruplar:Fatimiyun Tümeni (Afgan) ve Zeynabiyun Tugayı (Pakistanlı Şiiler).
- Bahreyn:El-Aştar Tugayları ve Saraya el-Muhtar.
Binlerce teröre ve insanın ölümüne neden oldu. Tarih insanlık suçunu affetmemiştir.
Özet; Dünya yeniden bloklara ayrılıyor; ancak bu kez sınırlar ideolojik değil, çıkar temelli, güvenlik, ticaret ve yönetim tarzı üstünde kurulacaktır. Bu bloklaşma soğuk savaş dönemine göre bu defa daha esnek ve kırılgan olacaktır.
Türkiye’nin yeri her zaman Batı ve NATO olmalıdır.

