Mustafa BALBAY

Tarih: 26.02.2026 19:53

Asıl hedef: CHP’siz Türkiye!

Facebook Twitter Linked-in

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun açıklanmasından sonra yeni bir aşamaya geçildi.

 

Düne kadar, “Hiçbir pazarlık yok” diyenler şimdi “ikinci aşamaya geçildiğini” vurgulayıp devam ediyor:

 

- Asıl süreç şimdi başlıyor. Lokomotif Meclis olacak!

 

Bu asıl süreç neyi kapsayacak? DEM Parti ve MHP açıklamalarına bakılırsa İmralı’ya statü verilmesinden silah bırakan tüm PKK mensuplarına bütün hakların teslim edilmesine kadar her şey var!

 

Bahçeli’den gelen statü talebine Erdoğan dün soğuk yanıt verdi ama buna çok fazla anlam yüklememek gerekir. Sonuç olarak süreç üç ayaklı işliyor:

 

Erdoğan-Bahçeli-Öcalan!

 

Öcalan’ın yarın ikinci aşamayı taçlandırıcı bir açıklama yapması bekleniyor!

 

Erdoğan ve Bahçeli’nin konuşmalarına bakılırsa Öcalan da beklentilerini Meclis’in üzerine inşa edecek!

 

***

 

Her yeni aşamaya geçildikçe, başlangıç noktasını anımsatmakta fayda var:

 

Terörsüz Türkiye süreci bir bakıma CHP’siz Türkiye arayışı ile birlikte başladı!

 

22 Ekim 2024, Bahçeli’nin Öcalan’ı Meclis’e daveti!

 

30 Ekim 2024, Esenyurt Belediyesi üzerinden CHP’ye operasyonların başlangıcı!

 

Türkiye'nin Eşsiz Kış Rotalarında Kayak Turları Jolly'de!Uludağ, Kartepe veya Erciyes... 899 TL'den başlayan fiyatlar ve avantajlı ödeme seçenekleriyle hemen rezervasyon yap!Jolly Tur

 

Çok farklı işliyormuş gibi görünse de bu iki süreç atbaşı gidiyor!

 

Bir yandan terörsüz Türkiye sürecine CHP’yi de katmak istiyorlar bir yandan CHP’yi aşağı çekmek için her şeyi yapıyorlar!

 

CHP’ye yönelik üçlü kıskacı yeri geldikçe vurguluyoruz:

 

1- CHP’li belediye başkanlarını tutuklama ya da çalışamaz hale getirme.

 

2- CHP kurultaylarını sakatlama.

 

3- CHP’li başkanları transfer etme. Buna bir yenisi eklendi:

 

4-CHP milletvekillerinin üzerinde dokunulmazlık giyotini sallama.

 

En son genel başkan Özgür Özel’le birlikte Murat Emir ve Yunus Emre’nin dokunulmazlık dosyaları Meclis Başkanlığı’ndan komisyona gönderildi.

 

Fezlekeleri Meclis başkanına kim gönderiyor?

 

Cumhurbaşkanlığı, yani Erdoğan!

 

Meclis Başkanlığı bu fezlekeleri ne yapardı?

 

Sümen altına koyar, dönem sonuna bırakırdı!

 

Şimdi ne yapıyor?

 

Adalet ve Anayasa Komisyonu üyelerinden oluşan karma komisyona gönderiyor!

 

CHP’ye yönelik üç davanın birden görüldüğü hafta bu üç fezleke tesadüf mü?

 

Bize göre değil!

 

Üçlü kıskaç yetmemiş şimdi dördüncüyü sıkıyorlar!

 

İktidarın yol haritası şöyle görünüyor:

 

CHP kurultay davasıyla İBB davasını birleştirebilirim deyip ertesi gün vazgeçtiği gibi bir yıl daha “yargı kolları” aktif çalışacak! Buna kontrollü kaos yaratmak denebilir! CHP’yi “dağınık”, bütün okları birbirine dönmüş hale getirip seçime gitmek!

 

***

 

İktidar bu yol haritasını hayata geçirebilir mi?

 

Bize göre geçiremez!

 

Neden?

 

Son bir yıldır zaten bunu deniyor, bir türlü olmuyor!

 

CHP, bütün bu çok yönlü saldırıları püskürtmeyi başardı ama ister istemez kendi gündemini kendisi oluşturamadı. Bu da halen pek çok ankette birinci parti olmasına karşın, “Tartışmasız Türkiye’yi yönetecek parti” kimliğini tam edinmesi engelledi!

 

Şimdi CHP bir yandan daha da artabilecek saldırıları bütün olarak göğüslemeye devam etmek bir yandan “iktidar partisi” beklentisini güçlendirmek zorunda!

 

CHP’siz Türkiye demek aynı zamanda...

 

Laikliğin tümüyle rafa kalktığı Türkiye demek...

 

Demokrasinin işlemediği bir Türkiye demek...

 

Cumhuriyet kazanımlarını geri getirme umudunun bittiği Türkiye demek...

 

Yani CHP, sadece CHP’den ibaret değil!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —