Osman DOST

Tarih: 01.02.2026 23:25

Avrupalı Türk Gençleri Artık “Eşimi Türkiye’den Getireceğim” Demiyor

Facebook Twitter Linked-in

 

Avrupa’da doğup büyüyen, eğitimini ve sosyal hayatını bu coğrafyada şekillendiren Türk gençlerinin evlilik tercihleri son yıllarda belirgin bir değişim göstermektedir. Yapılan çeşitli araştırmalar ve sahadan gelen gözlemler, bu gençlerin önemli bir kısmının artık eş tercihini Türkiye’den yapmak yerine, yaşadıkları ülkelerde yetişmiş Avrupalı kadınlardan yana kullandığını ortaya koymaktadır. Bu durum yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacak kadar derin sosyolojik ve kültürel nedenler barındırmaktadır.

 

Avrupa’da yetişen Türk gençleri, evlilik kurumuna daha gerçekçi, daha eşitlikçi ve daha az baskı içeren bir pencereden bakmaktadır. Bu bakış açısı, onların evlilikten beklentilerini de doğrudan etkilemektedir. Gençler, evlilik öncesinde büyük maddi yükler altına girmeden, borçlanmadan ve “el âlem ne der” baskısı yaşamadan bir hayat kurma arzusundadır. Tam da bu noktada, Avrupalı kadınların evlilik anlayışı Türk gençlerine daha cazip gelmektedir.

 

Bu tercihin arkasındaki en önemli nedenlerden biri, maddi beklentiler konusundaki farklılıktır. Geleneksel evlilik anlayışının hâkim olduğu bazı çevrelerde; altın, mücevher, gösterişli düğünler ve yüksek masraflar, evliliğin adeta ön şartı hâline gelmiştir. Bu durum, özellikle Avrupa’da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç erkekler için ciddi bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Oysa Avrupalı kadınlar, evliliğe daha sade ve işlevsel bir gözle yaklaşmaktadır. Onlar için önemli olan, birlikte kurulacak hayatın sağlam temellere dayanmasıdır.

 

Avrupa’daki ilişkilerde sıkça karşılaşılan yaklaşım şudur: “Önce yaşayabileceğimiz bir evimiz ve düzenli bir işimiz olsun, eksiklerimizi zamanla birlikte tamamlarız.” Bu anlayış, evliliği bir gösteri alanı olmaktan çıkarıp, ortak bir hayat projesine dönüştürmektedir. Türk gençleri de bu yaklaşımı daha huzurlu, daha gerçekçi ve daha sürdürülebilir bulmaktadır.

 

Bir diğer önemli etken ise kültürel uyum ve yaşam tarzıdır. Avrupa’da yetişen Türk gençleri, daha özgürlükçü, daha bireysel ve daha esnek ilişki modellerine alışkındır. Karşılıklı anlayış, empati ve kişisel alanlara saygı, bu ilişkilerin temel taşlarını oluşturmaktadır. Avrupalı kadınlar da genellikle bu değerlere önem vermekte, evlilikte taraflardan birinin diğerine baskı kurmasını normal karşılamamaktadır.

 

Buna karşılık, bazı Türk kızlarının evlilikten beklentileri gençler tarafından “aşırı geleneksel” ve “baskılayıcı” olarak algılanabilmektedir. Özellikle altın ve mücevher konusundaki ısrarcı tutumlar, birçok genç tarafından evliliğin önünde bir engel olarak görülmektedir. Bu nedenle, Türk kızlarının bir kısmı –haklı ya da haksız– evlilik tercihlerinde giderek geri plana düşmektedir.

 

Avrupalı kadınlar için mücevher ve gösteriş, evliliğin merkezinde yer almamaktadır. Onlar daha çok birlikte çalışabilmeyi, üretmeyi ve ihtiyaçlarını öncelik sırasına göre karşılamayı önemsemektedir. “Beraber çalışırız, birlikte kazanırız, ihtiyacımız oldukça alırız” düşüncesi, bu ilişkilerin temel motivasyonudur. Bu yaklaşım, özellikle ekonomik belirsizliklerin arttığı günümüzde gençler için daha güven verici bir model sunmaktadır.

 

Sonuç olarak, Avrupa’da doğup büyüyen Türk gençlerinin evlilik tercihleri; yalnızca maddi nedenlere değil, aynı zamanda zihniyet farkına, yaşam tarzına ve ilişki anlayışına dayanmaktadır. Bu gençler, evlilikte daha az gösteriş, daha çok huzur; daha az baskı, daha fazla anlayış aramaktadır. Avrupalı kadınlar ise bu beklentilere daha kolay uyum sağlayabilmekte, bu da evliliklerin daha sağlam ve sağlıklı temeller üzerine kurulmasına katkı sunmaktadır.

 

Değişen dünya, değişen değerler ve değişen beklentiler, evlilik anlayışını da kaçınılmaz olarak dönüştürmektedir. Görünen o ki, Avrupa’daki Türk gençleri bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —