Osman DOST

Tarih: 17.02.2026 00:46

Hoş Geldin 11 Ayın Sultanı

Facebook Twitter Linked-in

Ramazan… Takvim yapraklarında belirdiği anda gönüllere serinlik indiren, mahyalarla geceleri süsleyen, sofralara bereket, hanelere huzur getiren mübarek ay. Yüzyıllardır bu topraklarda “11 ayın sultanı” olarak karşılanan Ramazan, sadece bir oruç ayı değil; paylaşmanın, sabrın, dayanışmanın ve manevi arınmanın da adıdır. Ancak bu yıl Ramazan’ı karşılarken içimizde hafif bir burukluk olduğu da inkâr edilemez.

 

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, her haneyi farklı ölçülerde etkiliyor. Eskiden Ramazan hazırlıkları günler öncesinden başlar, mutfaklarda tatlı bir telaş yaşanırdı. İftar sofraları adeta bir şölen havasında kurulurdu. Çeşit çeşit çorbalar, etli yemekler, zeytinyağlılar, pideler… Ardından kadayıf, güllaç, revani gibi tatlılar; hurma ile açılan oruçlar; güzel kokulu pastırmalar ve daha niceleri sofralara ayrı bir zenginlik katardı. Sahur sofraları da en az iftar kadar özenli hazırlanır, aile bireyleri aynı masa etrafında toplanmanın huzurunu yaşardı.

 

Bugün ise pek çok aile için bu çeşitlilik maalesef hayal oldu. Artan fiyatlar ve düşen satın alma gücü, Ramazan sofralarını ister istemez daha mütevazı hale getirdi. Elbette Ramazan’ın ruhu gösterişte değil; fakat insan yine de çocukluğundaki o bereketli sofraları, komşular arası tabak alışverişlerini, kapı önlerinde paylaşılan sıcak pideleri özlüyor. Çünkü Ramazan sadece mideyi değil, aynı zamanda kalbi doyurma ayıdır.

 

Ekonomik sıkıntılar, özellikle dar gelirli aileleri daha fazla etkiliyor. Bu noktada Ramazan’ın asıl anlamı bir kez daha ortaya çıkıyor: Paylaşmak. İslam dininde yardımlaşma ve dayanışma büyük önem taşır. Oruç ibadeti de insanı sabra alıştırırken, yoksulun halinden anlamayı öğretir. Hastalık ya da sürekli ilaç kullanımı gibi sebeplerle oruç tutamayanlar için ise fitre ibadeti vardır. Fitre, bir yönüyle ibadetin tamamlayıcısı; diğer yönüyle de toplumsal dayanışmanın güçlü bir aracıdır.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2026 yılı için günlük fitre miktarı 240 TL olarak açıklanmıştır. Bu da bir aylık süre için 7.200 TL gibi bir tutara denk gelmektedir. Bu rakam, imkânı olanlar için belki yönetilebilir bir miktar olabilir; ancak dar gelirli bir aile için ciddi bir destek anlamı taşır. Fitrelerin Ramazan ayı içerisinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması özellikle tavsiye edilmektedir. Çünkü bu destek, tam da insanların en çok zorlandığı bir dönemde nefes olmaktadır.

 

Maddi durumu yerinde olanların vereceği bir Ramazan kolisi, bir fitre ya da yapılacak küçük bir yardım; bir çocuğun bayramlık sevincine, bir annenin mutfağındaki tencerenin kaynamasına vesile olabilir. Bayram sabahı yeni bir ayakkabı giyen bir çocuğun yüzündeki tebessüm, belki de yapılan yardımın en güzel karşılığıdır. Unutmayalım ki paylaşmak malı eksiltmez; aksine bereketlendirir.

 

Ramazan, sadece zengin sofralar kurma ayı değildir. Asıl zenginlik; aynı lokmayı bölüşebilmekte, komşusunu gözetmekte, kapısını çalanı geri çevirmemektedir. Bugün sofralarımız eskisi kadar çeşitli olmayabilir. Belki tatlılarımız daha az, et yemeklerimiz daha seyrek olabilir. Fakat gönlümüz genişse, niyetimiz halisse, Ramazan yine Ramazan’dır.

 

Bu mübarek ayda kırgınlıkları bir kenara bırakmak, ihtiyaç sahiplerini gözetmek, aile büyüklerini ziyaret etmek ve çocuklara Ramazan’ın manevi atmosferini hissettirmek hepimizin sorumluluğudur. Çünkü Ramazan, sadece bugünü değil; geleceği de inşa eder. Paylaşmayı öğrenen bir nesil, daha adil ve daha merhametli bir toplumun teminatıdır.

 

Geliniz, bu yıl Ramazan’ı biraz daha sade ama çok daha bilinçli yaşayalım. Sofralarımız mütevazı olabilir; fakat dualarımız büyük, kalplerimiz umut dolu olsun. İmkânımız ölçüsünde paylaşalım, fitrelerimizi zamanında ulaştıralım, bir gönle dokunmanın huzurunu yaşayalım.

 

Hoş geldin 11 ayın sultanı…

Buruk da olsa, yine umutla, yine dua ile…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —